0310.jpg

Akil hastaligi (psikoz) (psychosis) kisaca kisinin gercekle baglantisinin kaybolmasidir. Akil hastaliklarinda duygulanim ve bilissel (zihinsel) islevlerde nicelik ve nitelik bozukluklari vardir. Bu bozukluklar olagan islevlerin bir uzantisi olarak degil kisilikte bir gerilemeyle aciklanabilir. Akil hastalari cevreye, topluma uyum saglayamazlar. Kendi yarattiklari “hasta- dünyalarinda baskalarina yabanci olarak yasarlar. Bunlarin hasta dünyalarini algi bozukluklari (sanri hallüsinasyon) ve düsünce bozuklari (sabuklama, hezeyan) doldurur.

SİZOFRENİ

Sizofreni bir akil hastaligi, psikozdur.
Sizofreni (schizophrenia) teriminin karsiligi ruhsal yasamda bölünme, parcalanma, yarilmadir. Bu durum hastanin gercekle baglantisini büyük ölcüde bozar. Duygu ve düsünce alaninda bir cok belirtinin ortaya cikmasina yol acar.
Gecen yüz yildan kalma bir aliskanlikla sizofreni icin erken bunama (demence precoce ) terimini de kullanilir.
Ilk kez 1860 yilinda Morel genc yasta baslayan, ruhsal yikilmayla sonlanan hastalari tanimlama icin erken bunama terimi ortaya atmistir.
1896 yilinda Kraepelin daha önce tanimlanmis hepefreni ve katatoni tipindeki hastaliklara basit ve pronoid tipleri de ekleyerek hepsini erken bunama tanisi altinda toplamistir.

1911 yilinda Eugen Bleuler , Kraepelin’in sandigi gibi hastaligin erken yaslarda baslamasini ve bunamayla sonuclanmasinin zorunlu olmadigini göstermistir.
Arastirmalar toplumlarda bulunan bir yildaki tüm vaka sayisinin (Prevalans) genel nüfusa oraninin %1 dolaylarinda oldugunu ortaya koymustur. Dünyanin Saglik Örgütünün verilerine göre bu oran Asya ve Avrupa’da %0,85′dir. Bu orana göre dünyada 6 - 14 milyon arasinda degisen sizofren hasta bulundugu düsünülebilir.

Bir yildaki yeni sizofreni vakalarinin genel nüfusa orani %04 - 7 arasindadir.
Sizofreni her ülkede ve her türlü ekonomik toplumsal ortamda görülür. Ekonomik düzeni düsük ve düzensiz kesimlerde yasayanlarda daha cok görüldügünü bildiren arastirmalar vardir. Bu bulgulari kimi ortamin yarattigi sorunlara, kimi tedavide gecikmeye, kimi de hastalarin bu ortamlara kaymalarina baglamislardir.

Sizofreninin nedenleri henüz aydinlanmamistir. Sizofreninin nedenlerine isik tutan görüsler, organik, ruhsal - toplumsal iki ana grupta toplanmistir.
Günümüzde sizofreni tek bir hastalik olarak degil, bedensel, ruhsal toplumsal nedenlerin ortak etkilerine bagli ruhsal bir tepki olarak kabul edilir.
Bedensel, organik nedenler arasinda kalitim önemli rol oynar. Ayrica, Kretschmer’e göre beden yapilari ince uzun ve zayif olan astenik tiplerde ve icedönük (sizotimik) mizaclarda daha cok görülür.
Ruhsal nedenler arasinda, kişilik katmanları arasında yer alan benliğin gerilemesi (regression) üzerinde durulmaktadir. Bu gerileme ruhsal - cinsel gelismede özsever (narcissistic) döneme dogru olur. Böylece ruhsal - cinsel güc bedene, benlige cekilir. Kisinin cevreyle toplumla iliskisi bozulur.
Toplumsal nedenler arasinda cocukluk caginin yasandigi aile ortamı üzerinde durulmuştur. Ailesinden yalancı, yüzeysel ilgi ve sevgi gören, yada aileden birbiriyle celisen iletiler alan cocuklarda sizofreninin daha cok görüldügü bulmustur.
Sizofreni genellikle genclik caginda baslar. Tipik bir baslama bicimi yoktur. Belirtiler kisa zamanda gelisebilecegi gibi, cok sinsi ve yavas olarak da gelisebilir. Bu durumda belirtileri fark etmek, tanimak cok zordur. Cogu kez genclik cagina özgü ruhsal, toplumsal sorunlar yada kimlik bunalimiyla karisabilir.
Sinsi ve yavas gelisen sizofreni vakalarinda ki baslangic belirtilerini söyle toplayabiliriz. …

- Duygulanim ve coskuda cabuk degismeler, inis cikislar
- Uykusuzluk yada kara basanla birlikte olan uyku bozukluklari.
- Nedensiz korku ve ürküntü.
- Cevreyle baglantinin, iliskinin azalmasi.
- Kisiye ve cevreye yabanci alisilmamis, saskinlik uyandiran, yadirganan davranis, tutum ve eylemler.
- Basarisizlik, uyumsuzluk, tedirginlik.
- Zaman zaman ortaya cikan durgunluk ilgisizlik, isteksizlik ya da asiri kaygi, sIkInti ve taskinlik nöbetleri.
- Sizofreni de duygulanim alanında ilgi azalmasi, duygusal tepkilerde küntlesme sogukluk, uygunsuzluk belirtilerin basinda yer alir. Kimi hastada anlamsiz, nedensiz, kaygi ve panik ortaya cikar. Benligi parcalaniyormus, dünya yikiliyormus gibi düsüncelere kapanan hastada anlamsiz aglamalar, gülmeler, taskinlik, saldirganlik olabilir.

- Düsüncenin bicimi ve cagrisimi bozulur. Düsüncede, konusmada duraksamalar (blocage) olur. Düsünce sirasinda simgelerin, sözcüklerin akimi degil bunlar arasindaki benzerlik ses uyumu etkinlik kazanir. Birkac sözcükten parcalar ya da birkac sözcük bir araya getirilerek yeni sözcükler türetilir. (neologisme) .
- Düsünce icerigi bozulur saplantili, takintili düsünce bicimi ya da gercek disi düsünceler sabuklamalar ortaya cikar. Sabuklamalarin iceriginde, bedensel, cinsel büyüklük, kücüklük, düsmanlik, kötülük görme gibi düsünceler yer alir.
- Algi bozukluklari arasinda görme ve isitmeyle ilgili sanrilar fazladir.
- Devinim (hareket) bozukluklari arasinda donakalim (catatonia) balmumulasma (flexibilitas cerea) basma kalip hareketler (stereotype) yapmacik hareketler (manierisme), beklenmedik tepki (impulsion) cok fazla görülür.

4 TIP SIZOFREN VARDIR

- Basit tip; Belirtileri sinsi ve yavas basladigindan taninmasi zordur. Duygulanim bozukluklari, ilgisizlik, isteksizlik, küntlesme, duygusal tepkilerde azalma, yüzeysellik vardir.
- Hebefrenik tip; Cok genc yasta baslar. Taskinlik, saldirganlik biciminde hareket düsünce bicimi ve cagrisim bozukluklari ön plandadir.
- Katatonik tip; Donakalım (Catatonia) biciminde devinim bozukluklariyla ile birlikte olan karsi cikma ya da telkinle ortaya cikan belirtiler cok görülür.

Hasta baskasinin konusmasini, mimigini, jestini taklit eder.
Paranoid Tip:Bu tipte algi ve düsünce bozukluklari ön plandadir.
Asagidaki özellikler sizofreninin gidisini olumsuz bicimde etkiler.
- Duygu ve düsünce bakimindan iyi gelismemis, olgunlasmamis kisilik yapisi.
- Aile ici iletisim, iliskilerin bozuk olmasi.
- Kalitimsal yüklülük.
- Asiri icedönük mizac.
- Sinsi ve yavas baslangic.
- Hastaneye yatma sürelerinin uzun olmasi.

Bleuler’e göre sizofren hastalarin ¼’ü iyilesir. ¼’de hafif bir iz kalir. ¼’de
kisilikte cekme ve yikilmalari. ¼’de de bunama ortaya cikar.
Sizofreni tedavisinde biyolojik, ruhsal, toplumsal tedavi yollari yöntemleri kullanilir. Sizofreni tedavisi yillarca sürebilir. Bu nedenle aile, hasta ve hekim, sabirli ve umutlu olmalidir.
Biyolojik tedavinin temelini nöroleptik tipinde psikotrop ilaclar olusturur. Bu tip ilaclar sizofreni tedavisinde yeni bir cag baslatmistir.
Gerektiginde elektrosok tedavisi de uygulanmaktadir.
Ruhsal tedavide, aciklayaci destekleyici yapici, yol gösterici, icgörü kazandirici tedavi yöntemleri kullanilir.
Toplumsal tedavinin amaci hastanin yeniden topluma uyumunu saglamaktir. Bu amaca ulasmak icin hastanin becerilerini, yeti ve yeteneklerini kullanmasina ve bunlarin gelistirilmesine yardimci olan her yoldan yararlanilir.