İnsani tanımak,anlamak,birlikte yaşamak
Bir hayvan seven insan gördügümde dedemin sözü aklima düser”Hayvan sevmeyen insan,insani hic sevmez”!Bu sözün üniversite yillarimda psikoloji bölümünü okurken , ne kadar dogru oldugunu anladim.Hayvan seven insanlari ve sevmeyen insanlari gözetledim ve inceledim.Hayvan sevgisi ile büyüyen insanlarin daha sevecen ve merhametli oldugunu anladigim kadar hayvan sevgisi olmayan insanlarin icine kapanik ve sert oldugunu farkketim.Ilk okul yillarimda sokakta her gördügüm hayvani eve tasiyor karnini doyurdugumu cok iyi hatirliyorum.Bu bizim dedemle ortak yapimizdir.Babam bir köy cocugudur ve bizlerde malesef sadece okul tatillerinde dedemin ciftligine gidebiliyorduk.Atlar,Koyunlar,Inekler ve bir cok kedilerimiz köpeklerimiz bizim tatil boyu dostumuz olurdu.Köydeki cocuklari böyle bir güzelik icinde büyüdükleri icin kiskanirdim.Köyden ayrilirken icime bir hüzün cöktügünü ve arabanin icinde kardesim ile birlikte agladigimi gören babam dayanamadi ve bir gece is cikisi kucaginda minik bir köpekle eve gelmisti.Dünyalar bizim oldugu gibi minik köpek bizim dostumuz olmustu.Eve degisik bir nese ile geliyor ve hemen köpeyimi gezdiriyordum.Top oynamayi ögretigim gibi cocuk aklimla konusmayi bile ögretmeye calisiyordum.Üniversite yillarima kadar minik köpeyim benimle birlikteydi , 12 yil sonra onu kaybettik.Simdi ise bir tatli kedim var ve inanin bu kedim benim stress topumdur.
Insan gelisiminde de hayvanlarin, bitkilerin özellikle de evcil hayvanlarin katkisi sanildigindan daha coktur. Dogayi seven Hayvanlari ve bitkileride sevdigini unutmayalim!
HAYVAN VE COCUK
Cocugun bedensel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelisimi bir bütünlük icinde ve birbirini az yada cok etkileyerek tamamlanir. Cocuk önce kendini ve kendi disindaki dünyayi bes duyusu ile algilar, algiladiklarini da taklit ederek, onlarla karsilikli iliskiye girerek ögrenir. Özellikle de bu karsilikli iliskinin kiminle? nasil? ne coklukla? oldugu onun zihinsel, ruhsal, sosyal gelisimini yakindan etkiler.
Muhakkak ki bu iliskideki önemli kisiler önce annesi ve diger aile bireyleri, daha sonralari da yakin ve uzak cevresindeki insanlardir. Hayvan ve bitkiler de gerek canli, gerekse cansiz (oyuncak) halleri ile cocugun dünyasina bebeklikten itibaren girerler.
Bir oyuncak ayicik cocugun annesinden sonra en yakin arkadasi olabilir. Bu oyuncak ayicik veya bebek onun sirlarini paylasir, kizginligina katlanir, huzursuzlugunu giderir. Evcil hayvanlarda aynen bu oyuncaklar gibi cocugun yasaminda etkili olabilirler. Cocuk bir evcil hayvan ile insanlarla nasıl sosyallesileceginin provalarini yapabilir, mutlulugunu veya mutsuzlugunu paylasabilir, öfkesini ona bagirarak giderebilir. Ona bakarak birine birseyler vermenin, yardim etmenin zevkini tadabilir, onu sahiplenerek baglilik duygusunun farkina varabilir. Yine cocuk evcil hayvana bir seyler ögreterek, kendi bir seyler ögrenir, korkularini onun üzerinde deneyerek yenebilir ve de insan iliskisinin temelini olusturan sevmeyi, vermeyi, korumayi bagimsiz bir kisi olmayi ögrenir.
gercek budurki, bunlarin yani sira cocuk yasadigi dünyayi dogasiyla, bitkisiyle, hayvanlari ile bir bütün olarak algilayacak ve kabullenecek bu da onun hem birey olarak daha mutlu olmasina, hem de sosyal bir varlik olarak daha saygili, daha verici olmasina yardimci olacaktir.
Malesef hergün biryerlerde hayvanlara siddette bulunan insanlara rastliyoruz.Ulkemizde son yillarda hayvanlara uygulanan siddetde inanilmaz bir artis yasaniyor. Hergun Turkiye’nin her yerinden gelen siddet haberleri ile sarsiliyoruz. Gencler, esekleri kacirip tecavuz ediyor. Insanlar kediye kopege, onu birakin komsunun tavuguna bile tecavuz ediyor, iskence ediyor. Ozellikle gencler ve cocuklar tarafindan hayvanlara uygulanan bu siddet korkunc artista bulunuyor.
Siddetin , hayvana yahut insana uygulanmasi gibi ayirt edilebilecegini dusunmuyorum . Yani bir hayvana siddet uygulayan bir insan rahatlikla bir cocuguda dövebilir düsüncesindeyim.Siddet insanin icindeki bir zayifliktan kaynaklanan ve bunu alt etmek icin kendinden daha gucsuz , zayif olana uyguladigi seydir . Dolayisiyla , hayvana siddet uygulayan bir insan , butun insanligin en alt tabakasindadir ve ancak gucu hayvana yettigi icin boyle bir yonteme bas vurur . Bir cocuga veya bir bebege uygulanan siddet ise uygulayan kisinin hasta oldugunu gösterir.
Yapilan arastirmalar evde kendisi veya aile bireylerinden biri siddet goren cocuklarin evcil hayvanlara siddet uyguladigini ve ileride seri katil v.s. suclar islediklerini ortaya koyuyor. Diger taraftan evcil hayvani olan ve aile ici siddete maruz kalmayan cocuklarin ise ileride hirsizlik gibi en ufak bir yuz kizartici suc dahi islemediklerini gosteriyor.
Hayvan seven bir bireyin , insan sevmemesi mumkun olamaz . Yaratilmis birseye sevgi ve saygi beslemek , daha cocuk yasta saglanacak ve guclendirilecek olgular oldugu icin , elbette ki evcil hayvan dostlugu ileriye yonelik atilan temeller icinde , saglam olanlarda olacaktir.
Ben hayvan sevmenin, onlarin yasam haklarina saygi duyup sahip cikmanin bir insanlik gorevi ve cok dogru bir durus olduguna inaniyorum. Ancak maalesef toplumumuzda yerlesmis bir “deli hayvansever” imaji var,hayvan sevmek bir delilik olarak addedilemez , fakat ileri boyutta , yani etrafindaki insanlari bile hice sayip , kendini sadece hayvanlara vermis bir insanin da cok saglikli oldugu sayilmaz .
Hayvan sevgisi demek bir sekilde empati yapmak demek. Bu konuda topluma dogru mesajlar iletmede ise televizyon cok etkili bir arac. Ancak maalesef dizilerde, filmlerde veya programlarda bu gibi mesajlara hic rastlamiyoruz. “Onca ac insan varken, sira hayvanlara mi geldi” mantigi bu alanda da hakim.Fakat simdiki yasadigimiz sicaklarda kapimizin önüne 1 tas su koyarak fakirlesmeyicegimizide göz önüne aliniz.Hayvan bakmak herzaman ev ekonominizi kisitlamaz , örnegin kuru ekmeklerimizi ,kuslara,ördeklere v.s verebiliriz.Baska bir örnek ,her evde yemek artigi oluyor ve bunu bir tasa koyarak kedilerin,köpeklerin toplandigi bir agcin altina birakabiliriz.Hicbirsey yapma imkaniniz yoksa 1 tas su veriniz!
EVCIL HAYVAN STRESS´I KOVAR
Özellikle psikolojik sikinti, tedirginlik, huzursuzluk durumlarinda hayvanlarin cok yararli ve iyilestirici etkileri kesin olarak bulunmustur. Tedavi edici etkiden kesin olarak söz edebiliriz.
Cok agir psikolojik rahatsizliklarda yine hayvanlarin tedavi edici, kisinin yalnizligini paylasici, kendine güvenini ve sevgisini olumlu yönde gelistirici etkisi gözlenmistir. Bu etki oldukca kuvvetli bir güc olarak gözlenebilmektedir. Söyle bir bilgi bilim cevrelerince desteklenmektedir. Nörotik (hafif) rahatsizliklarda kedi, psikotik (agir) rahatsizliklarda köpek kisinin hayata uyumunda etkili olmaktadir.
Zeka özürlü cocuklarla calisanlar bu cocuklarin egitiminde hayvanlari kullanmaktadirlar. Bu calismalar cok basarili sonuclar vermektedir.
Bir diger alan ise hayatla ilgili uyum sorunlarinda; yaslilik depresyonunda hayvanlar kisiyi hayata döndürmekte, insanlarla iliskilerini ve hayata bakis acilarini olumlu yönde etkilemektedir.
SONSÖZ:
Sevgili ziyaretcilerim, evinize cocugunuz yada kendiniz icin bir evcil hayvan alirken, önce alicaginiz hayvan üzerine bilgi toplaminizi tavsiye ederim.Örnegin bir köpek en az günde 3-4 kez disari cikabilmeli,tabi bahcesi olan aile icin gecerli degildir,köpek bahcede gayet rahat dolasabilir. Ikinci önerim ise bir cocuga evcil hayvan alirken cocugun yas gurubuna göre hayvan secmektir.Örnegin 3 yasindaki bir cocuk icin bir balik cok güzel bir evcil hayvandir.6 yasindaki bir cocuk ise üzerine daha cok mesuliyet alabilir.
Siz evcil hayvaniniza baktiginiz kadar emin olunki evcil hayvaninizda size bir o kadar huzur geri vericektir.
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Ağu | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |
| 29 | 30 | |||||
Yorum Yapın