İnsani tanımak,anlamak,birlikte yaşamak
Bagimli Kisilik Bozuklugu, baska birinin destegi yada yardimi olmadan hic bir sey yapamama olarak tanimlanabilir. Ergenligin ilk zamanlarinda ortaya cikan bu rahatsizligin temelinde kisinin baskasi tarafindan korunma ihtiyaci ve bagimsiz olmaktan korkmasi yatar. Cogunlukla aileden yada yakin dostlarindan sürekli yardim isterler.Kendi fikirleri pek yoktur.Cogunlukla bayanlarda görünen bu insana olan bagimlilik,sevgililerinden eger evliyseler, eslerinden hic ayri duramazlar.Karsi tarafi bunaltircasina rahatsiz ederler ve hic kimseyle paylasmak istemezler.Sürekli aldatmadan süphelenirler ve eslerine cehennemi yasatirlar.Bagimli kisiler genelde yalniz kaldiklarinda asiri derecede rahatsizlik hissederler, cogunlukla depresyonda ve gergindirler.
Bu kisiler kendi yeteneklerine güvenmezler ve baskalarinin her zaman daha iyi fikirleri oldugunu düsünürler. Birisinden ayrildiklarinda yada kaybettiklerinde cok büyük aci yasarlar ve iliskilerini devam ettirebilmek icin her tür kosula ve duruma katlanabilirler.
Bagimli kisilik bozuklugu olan bireyler genelde pesimist, kendini kücük gören kisilerdir. Baskalarinin elestirilerini kendi degersizlikleri olarak algilarlar. Baskalarinin kendilerini yönetmesine ve korumasina ihtiyac duyarlar. Is hayatlarinda sorumluluk gerektiren görevlerden, yöneticilik yapmaktan yada yaraticilik gerektiren islerden kacinirlar.
Bu kisiler genelde bir baskasi icin kendi ihtiyaclarini bir tarafa birakir, kendilerine yönelik kötü davranislara katlanir ve kendilerini ifade etmekte zorlanirlar. Cogunlukla kontrol eden, zorba, asiri korumaci ve cocuk gibi davranan insanarla birlikte olurlar. Birlikte olduklari kisiler kendilerine zarar verse bile (siddet kullanma, sözlü saldirida bulunma, kücük düsürme, asagilama vs..) iliskiye devam ederler cünkü tek baslarina yasayamayacaklarina inanirlar. Bütün yasamlari boyunca baska insanlari rahatsiz etmemek yada kizdirmamak icin caba sarfederek gecirirler. Kendi varliklarindan, bagimsizliklarindan ve bireyselliklerinden vazgecerler.
Hastaligin nedeni tam olarak bilinmemektedir ama baslangicinin ergenligin baslarinda gelistigi tespit edilmistir. Arastirmalar anne – cocuk iliskisinde asiri otoriter yaklasim ile asiri korumaci davranislarin hastaligin olusumunda büyük etkisi oldugunu göstermektedir. Bu iki yaklasim sekli kisinin kendi basina hareket edemeyecegine, baskalarinin korumasina ihtiyaci olduguna ve insanlar ile iliskisini devam ettirebilmek icin her zaman baskalarinin isteklerine beklentilerine ve taleplerine uymasi gerektigine dair inancin olusmasini saglamaktadir.
BELIRTILER
TEDAVISI
Bagimli kisiler psikologa yada psikiyatriste kendi baslarina gelirler fakat sikayetleri asiri bagimli olmalari yada kendi kararlarini vermemeleri degildir. Bu kisiler cogunlukla bagimli olduklarini bilirler fakat bunun bir problem oldugunu düsünmezler, aksine bagimli olmaktan hoslanirlar. Tedaviye genelde sinirlilik, gerginlik yada depresyondan sikayet ederek gelirler.
Bazi hastalar icin sakinlestirci yada antidepresan gibi ilaclar önerilebilir fakat bu tip hastalar ilaca karsi bagimlilik gelistirebileceklerinden dolayi zararli olabilir. Hasta insanlara bagimli olmak yerine bu sefer ilaca bagimli hale gelebilir.
Psikoterapi bu hastalar icin tercih edilen tedavi yöntemidir ve Psikoterapi ile hastanin yavas yavas kendi yasamlarini etkileyen kararlar almalari saglanabilir. Sonuclar genelde uzun süreli tedavi sonucunda gerceklesir. Baslangicta bu hastalar tedavisi kolay gibi görünebilirler cünkü bu kisiler ilgili, isbirligi yapan ve minnettar davranan kisilerdir. Tedaviye harfi harfine uyarlar ve doktorun söyledigi her seyi yaparlar. Fakat bir süre sonra hastanin sadece terapiste yada tedaviye bagimlilik gelistirdigi ve her hangi bir sekilde sorumluluk almaya yanasmadigi görülür. Bu nedenle kisinin tedavi sirasinda daha aktif olmasi gerekir. Bu degisim oldukca zordur ve bagimsiz olmanin getirecegi tehlikeler ile ilgili fantaziler gelistirmesine yol acabilir.
Bu kisiler icin belli hedeflere yönelik kisa vadeli terapi faydali olabilir. Kisinin kendine güven gelistirmesi ve daha bagimsiz olmaya yönlendirilmesi tedavinin temel hedefidir.
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Nis | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | ||
6 Responses for "INSAN BAGIMLILIGI (kisilik bozuklugu)"
sanırım bana uyuyor.psikologlara gittiğimde yanlizlıktan korkuyorum dediğimde yanına ailenden birinia l dediler esimin ayrılma talebini zor kabul ettim. halbuki çok hakaretlere maruz kalıyordum. “şimdi biri var hayatımda .zorba …zorba çünkü beni dövüyor hakaretler ise kitap yazar ama ayrılamıyorum sanırım insan bagimlısıyım. çok kötü bir şey.yalnızken çaresizim eski günleri özlüyorum ağlıyorum.yaşanmış günler bi daha yaşansın istiyorum
yardım edin
Neşe hanım,
öncelikle psikologa gitmek yerine, psikolojinizi anlamaya çalışın, nedenlerini kendiniz araştırın; ailenizden gördüklerinize, yaşadıklarınıza bakın. sorumluluklarınızı tespit edin ve ne kadarını yaptığını sorgulayın… orada illa ki bir şeyler bulacaksınızdır. ne istediğinizi tespit ettikten sonra da, tedavinizin nasıl olacabileceği konusunda psikoloğa ya psikiyatriste danışın…
sevgili nese hanim,
bilal bey kismen hakli.kendinize zaman ayirin ve yanliz kalmaya calisin.yanlizlik insani kendine yönlendirir.derin sorunlarimizi kendimizi dinleyerek cözebiliriz,sizde yanliz kaldiginizda kendinizle yüzlesmeye calisin.hatta bir kegida dökün o anki düsüncelerinizi ve inceleyin.neden ben böyleyim?neden kendime bunu yapiyorum?v.s…unutmayinki insanoglunun en iyi terapisti herzaman kendisidir ama yanliz ilerleyemiyorsaniz cok iyi bir psikolog bulmanizi tavsiye ederim.
sevgilerimle
Merhaba;
Bağımlı kişilik bozukluğu rahatsızlığına ilişkin yukarıda yazılı belirtilerden her birinin kendimde olduğunu biliyorum ve farkındayım.Bu rahatsızlığı kendi kendime aşmak için çok çaba sarfediyorum ancak başarılı olduğum söylenemez.Zira kendime güvenimin tam olduğu zamanlar en fazla bir kaç gün bazen bir kaç saatle sınırlı oluyor.Moralimi bozacak en ufak bir sarsıntıda anında zayıf karaktere geri dönüyorum.Bu istikrarsızlık ve ruh halindeki ani değişimlerin de manen yıpranmama neden olduğunu görüyorum.Zira böyle durumlar başaramayacağım düşüncesini artırarak kendime yönelik başka bir güven bunalımına neden olmakta boş yere çabaladığım düşüncesini oluşturmakta.Böyle durumlarda ise; zaten başarmaya çalışırken ruh halimde büyük sıkıntı veren bunalımlar gel-gitler yaşıyorum başaramayacaksam vazgeçeyim ve her bakımdan sımsıkı sarılabileceğim üzerimdeki maddi manevi her türlü sorumlulukları onun üzerine yıkabileceğim birinin varlığına hayatımda yer almasına izin vereyim diyorum.Yani bazen bu durumumla başa çıkmak için savaşıyorum,bazen de çok acı çektiğim için her şeyi bırakıp pes etmek istiyorum.Ancak bu gel-gitlerle hayatımın daha fazla mahvolmasını istemiyorum.Kendimde bu durmumla savaşma gücünü bulduğum zamanlar kendime güveniyor insanlara karşı neşeli hoşgörülü oluyorum ancak pes ettiğim zamanlar adeta hayattan kopuyor hiçbir şeye tahammül edemez hale geliyorum kendimden sıkılıyorum.Sizce durumum çok mu vahim?İyileşme ihtimalim nedir ve ne şekilde olabilir?
sevgili yaren,
tabiki iyilesme ihtimaliniz vardir fakat sizin anlattiginiz gibi ileri boyuttaysa mutlaka bir yardim almalisiniz.insan bagimliligi cogunlukla cocukluktan gelen sevgi özlemi veya hayatinizda sizi sarsan bir olaydan dolayi olabiliyor.kisa vadeli terapi yararli oluyor.
sevgilerimle
Hayatımda ilk kez böyle bir şey ile karşılaşıyorum önceden yaşamamıştım normalde derdimi sıkıntımı kimseye anlatmayan bir insanım fakat iki sene önce bana her konuda yardımcı olan bir arkadaşla tanıştım çok iyi çok sıcak omzunda ağlayabileceğim bir insan fakat kıskançlıklar oluştu daha sonra arkadaşım beni sevmediğini soğuduğunu söyledi fakat ben onu hala rahatsız ediyorum insan bağımlılığı diyorum fakat ilk defa başıma geliyor normalde yalnızlığı seven bir insanım insanlarla iyi geçinirim fakat bu durum şu anda beni çok üzüyor… ne yapacağımı bilmiyorum
Yorum Yapın