mevlana.jpg

Insanlari tanimak ve anlamak kanaatimce pek kolay degildir, hatta cogu insani gercekten iyi tanidigimiz konusunda derin suphelerimiz olmustur cogu zaman. Bugun insanlari kategorilere ayirmak istersek bu hemen hemen olanaksizdir, cunku insan karsilastirilmaya ve kiyaslanmaya dair somut degil farkli degiskenlerden olusan soyut bir varliktir. Ve insan tek bir sinifta toplanacak bir nesne degil, bir cok ayri alanda degisik sureclerde kendini farkli bicimlerde gosteren ve ifade eden bir canlidir. Insanlari tanimak da bu surecin bir parcasidir, ve degisen dunyada insanoglu da mobil bir bir varliktir. Insanoglu, kendini degisen ortam, toplum ve sosyal kosullara adapte etme ihtiyaci gosterir ki bu kacinilmazdir. Degisen dunyaya ayak uyduramayan insanlar diger insanlari anlamakta gucluk cekebilir. Insanlar ozellikle sevdigi, ilgi duydugu ya da bir sekilde surekli iletisimde bulundugu insanlarin oldugu gibi kalmasini umar, oyle dusunur ya da onlara o gozle bakar. Cogumuz uzun sure tanidigimiz insanlari ilk zamanlarda tanidigimiz gibi algilariz, ogrendigimiz gibi onlari algilariz, halbuki gecen zamanin hesabini vermekte bircogumuz gucluk cekeriz, cunku insani kapasitemiz bununla sinirlidir.  Daha fazla… Bugun yeryuzunde yasayan birbirinden farkli binlerce toplumda her insani bir baskasindan ayiran bir cok farkli ozelligi vardir, ama ozde bir olan bircok ortak ozellikleri vardir. Her ne kadar inanclar, sosyal-kulturel degerler farkli olsa da insani insan kilan ortak degerler aynidir. Bugun bir cok farkli toplumda bu degerler kendini degisik sekillerde gosterir. Ama tabiki bunlarin zamanin akisina gore degismesi kacinilmazdir. Hal boyle olunca icgudusel olarak dis dunyamizi bildigimiz, ogrendigimiz gibi hayal ederiz, ve oyle ki bunlari dogmatik ve onyargili ifade ederiz. Degisim karsi konulamaz bir surec olduguna gore degisen dunyaya karsi durmamak gerekir, insanlari da degisen bu kosullara gore dusunmek gerekirse onlari oldugu gibi kabul etmeli, olagan karsilamaliyiz. Bu yuzden, insanlari tanidigimiz gibi dusunmemeli, onlarin da degisebilecegini goz ardi etmemeliyiz. Insanlari anlamak konusunda, onlari ozgecmislerine gore degil bugunku yaklasim ve deger yargilarina gore anlamaya calismak daha dogru olur bu baglamda. Bu hususta, tanidigimiz ve anladigimizi dusundugumuz insanlari bugun yeniden anlamaya calisip suphelerimizi, anlayamadiklarimiz uzerinde tekrar yogunlasabiliriz. Bizi biz yapan, bize kendimizi anlatan, bizim icin hayatin anlami olan sevdiklerimizi, bize en yakin olan insanlari bence zamanin suzgecinden tekrar gecirip anlamaya calismak daha yerinde olur.

Cozumsuz gorunen problemleri cozmenin aslinda en mantikli yollarindan biri de olay ve olgulara bakis acimizi degistirerek yaklasmaktir. Insanlari anlamanin yolu da onlarla ilgili dusuncelerimizi degistirmekten gecer. O yuzden onlardan yana dogru ya da yanlis bildiklerimizi tekrar gozden gecirmek en guzel yaklasimlardan biri olsa gerek. Iradeli ve uyumlu olmak insani nitelikli insan yapan unsurlarin basinda gelir, sahis ve olaylari degisen zamana ve kosullara gore akil ve kalp suzgecinden gecirmek de nitelikli insanlarin temel unsurlarinin onde gelenlerindendir. Hayatta ve herseye ozgun bir bakis acisiyla yaklasabilmek de bizi baskalarindan ayirmaya, ve farkli kilmaya yardimci olabilir; ayricakli, farkli olmak da insani mutle eder. Oyleyse insanlari anlamak icin neden onlari yeniden akil ve kalp suzgecinden gecirmiyoruz?

Kemal

09.06.2008

Bu güzel paylasim icin arkadasim kemal´e tesekkür ediyorum!