İnsani tanımak,anlamak,birlikte yaşamak
Merhaba sevgili ziyaretcilerim,
Dün cok sevdigim bir arkadasim (KUYTU)ile konustum,beni gercekten cok üzdü.kendine olan sevgisizligini gördüm fakat sözlerimi algilayacagi durumda olmadigi icin üzerine gitmek istemedim.Bende care tükenmez…bende web sayfama yazmaya karar aldim ve bu yoldan kendisine göndermelerde bulundum.Eminim okudugunda gülümseyecektir!
Dedemlerin giris kapisinda bir tabela asilidir.Güzel bir cerceve icinde altin renginde yazilmis,hacdan getirdikleri bir tablo.Üzerinde”BUGÜN ALLAH ICIN NE YAPTIN YAZIYOR” Eminimki her insan allah (yaraticisi)icin mutlaka birsey yapiyordur.sabah ailesi icin sicak yatagindan kalkip para kazanmakda allaha ibadettir cünki sonuncta calisan sahis ailesine bakiyordur.Bu benim gözlemimdir.fakat keske bir tabela daha olsa ve üzerinde “BUGÜN KENDIN ICIN NE YAPTIN ”
Malesef biz türk milleti sürekli vermeyi severiz ama almaya utaniriz.Neden?tabiki böyle yetistigimizden ve ailemizden aldigimiz terbiyemizden dolayi.sürekli sevgi veririz,anlayis veririz,sabir ederiz ve kendimizden kisitlariz bunlari verirken.Bu ne kadar dogrudur sizce?Bu sekilde davrandigimiz müddetce (kendimize deger vermedigimiz müddetce)cevreden nasil saygi görmeyi bekleyebiliriz?Biz kendimize saygi göstermiyorsak bunu disardan nasil bekleyebiliriz?Kendimizi sevemiyorsak cevreden sevilmeyi nasil bekleyebiliriz?Birgün kendinize zamaninda vermediginiz degeri ve sevgiyi ödemek zorunda kalabilceginizi unutmayin.Simdi belki cocuklariniz var..fakat birgün cocuklarinizda kendi yolunu secip gidecektir ve siz yanliz kalcaksiniz….Bugün belki calistiginiz bir mevki dostlariniz var … fakat mutlaka birgün emekli olcaksinizdir ve dostlariniz tek tek daglicak….Bugün belki cok güzel ve cekicisinizdir…peki hic yaslanmiycakmisiniz?Hic gücsüz ve zayif hale gelmeyicekmisiniz? (more…)
merhaba sevgili ziyaretcilerim,
bugün size yetenekli bir gencten söz etmek istiyorum.pazar günü kiz kardesim ile her pazar sabahi firsat buldukca yürüyüse cikariz.gecen pazar yürürken sohpet sohpeti acti ve farkinda olmadan evimizden uzaklasmisik.geri yürümektense bir cafeye oturup otobüs saatini beklemeyi mantikli bulduk.otobüste yanimiza 3 genc oturdu.kisa bir müddet sonra türk olduklarini anladik ve selamlastik.genclerle yol boyunca güzel muhabbet yaptik.3üde 17-18 yas arasi ve piril piril okuyan genclerdi.iclerinden bir tanesi cok ilgimi cekti.kendi bileginin kuveti ile okudugunu , ailesinin biraz kendisine karsi duyarsiz oldugundan sikayetciydi.kendisine zor sartlar altinda okuyan gencler aslinda destekli okuyan genclerden daha cok sansli olduklarini izah ettim.bu sekilde insanoglu daha cok mantikli hariket eder ve tecrübe edinir.sözlerim bosa gitmedigini anladim cünki beni dikkatle dinliyordu.otobüs duraginda ayrilmak üzereyken cantasindan 2 parca barrak cikardi.bildigimiz mutfakta kullandigimiz barrak.bana 10 saniye icinde barraktan 1 gül ve kiz kardesimede bir kus yapti.ellerinin hizliligini gördügümde ben dondum ve öylece izledim.elleri o kadar yetenekliydiki , o kadar kabiliyetli bir genctiki…ailesi böyle bir cocugu oldugunu bilmemesi bana aci verdi.bende kendisine web adressimi verdim ve carsambaya kadar lütfen oku dedim.
YETENEKLI GENC
birdaha ne zaman görüsürüz bilmiyorum ama bunu bilmeni isterimki,armaganini calisma masama süs yaptim ve her seansimda hastalarimin dikkatini cekiyor.bende senin kücük hikayeni ne kadar kuvetli bir genc oldugunu anlatiyorum.sen belki farkinda degilsin ama bilmeden bircok insana benim araciligim ile kuvet veriyorsun.hayatinda basarilar diliyorum!
Su Ablan
SEVGILI ANNELER VE BABALAR
Çocuğunuzun bitmek tükenmek bilmeyen merakı canınıza tak etmiş, akla hayale gelmedik sorularını cevaplamak için sarf ettiğiniz efor beyninizde karınca istilası etkisi yaratmış olabilir. Siz siz olun, onu üşenmeden, bıkmadan dinleyin, coşkulu öğrenme merakını dizginlemeye kalkışmayın. Çocuğunuzun ışığını kendi elinizle söndürmeyin! (more…)
merhaba sevgili arkadaslar,
mutlaka hepinizin almanyada yasayan bir tanidiginiz , akrabaniz,arkadasiniz vardir.almanyadaki gurbetcileri tatillerde memleketine, ailelerini son model merceres arabalari ile ziyaret eden, almanci adi verildigi insanlara rastlamissinizdir.aslinda almanya anlatildigi gibi cukulata kaynayan bir ülke degildir. ve yine anlatildigi gibi kolay is ve cok para kazanilan ülkede degildir.almanya yogun bir calisma , monoton temposuyla meshur bir ülkedir.kisaca bizim vatanimizda bu sekilde calisarak ayni emegi verseydik inanin yine istedigimiz yerden hayalimizdeki evimizi alabilirdik.bende bir gurbetci cocugum,dedemler almanyaya gelen ilk türklerdir.1963yilinda yeni türk isci alinirken dedem tarlasina bir traktör alabilmek icin almanyaya gelmistir.aslinda traktör bir bahanesiydi,almanyaya gelenlerin hayalleri daha iyi bir yasam , daha iyi bir hayatti.fakat umduklari gibi olmadi cünki bugüne kadar devamli ikinci sinif insani olarak yasadilar.en pis isleri yaptilar ve günde 12-15 saat calistilar.yilda 6 hafta yillik izinlerinde cektikleri banka kredisi ile memleketlerinde tatil yaparken almanyada parayi sokaktan toplanildiginin düsünülmesini sagladilar.bazilari almanyada temmeli kalabilmek icin sarisin helgayla evlenirken digerleride ailelerini almanyaya getirdi.fakat acikcasi evdeki hesap carsiya uymadi ve bazi aileler cocuklarini alman kültürüne kaybetti.bunu fark eden gurbetci türkler almanyada kendi sosyel hakklarini aramaya basladi , cami yaptirdilar,kültür merkezleri actirdilar , türk okullari acarak türkiyeden ögretmen getirtiler,fakat yine bazi aileler cocuklarinin akli karisir düsüncesi ile türk okuluna cocuklarini göndermedi.biz sansli bir ailenin cocuklariydik , annem ve babam bu dernekleri kuran aktiv calisan insanlardan biriydiler.bazi aileler ise cocuklarini alman kültüründen uzak tutmak icin cocuklarini türkiyeden evlendirip gelinlerini/damatlarini almanyaya getirdiler.belirli bir zaman sonratürkiye gibi canli bir ülkeden almanya gibi monoton bir ülkeye gelen gelinler/damatlar bunalima giriyordu. (more…)
ISTEK ÜZERINE
Edebiyat ile psikodinamik ve psikiyatrik olarak en ciddi ilgilenen bilim adamı hiç kuşkusuz Freud’dur. Freud’un bilinçaltı ile buna bağlı olarak geliştirdiği cinsel baskılama ve dışavurum kuramları, ilk olarak bizzat Freud tarafından edebiyata uygulanmıştır. Freud’un, teorilerini geliştirirken, Antik Yunan Edebiyatı ve mitolojilerinden gereğinden fazla yararlandığı da bilinen bir gerçektir. (more…)
ISTEK ÜZERINE
Freud, psikanaliz ve din sorununu, parlak yapıtlarından biri olan ‘Die Zukunft Einer Illusion’ da inceler. Mitosların ve dinsel ideallerin insan üzerinde derin etkileri olduğunu ilk farkedenlerden biri olan Jung ise, aynı konuyu Yale Universitesi’nde verdiği Terry Vakfı Konferanslarında işlemiştir. ( 1937yılında verilen bu konferanslar ‘Die Psychologie und Religion’ adı ile 1940 yılında kitap olarak yayınlanmıştır.)
Şimdi ben, bu iki psikanalizcinin tavırları konusunda kısa bir özet yapmak istiyorum. Önce bu davranışımın üç nedenini açıklıyayım : (more…)
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Mar | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |
| 29 | 30 | 31 | ||||