İnsani tanımak,anlamak,birlikte yaşamak
Simdi pilates zamani,calistigim klinikte 20 günlük bir pilates (contrology)kursu acildi ,daha önce pilatesi taniyordum fakat derin ilgilenmemistim.Pilates üzerine bircok yazi okudum ve etkilendim diyebilirim.Bir haftaya yakin bir arkadasimin tavsiyesi üzerine pilates kursuna basliyorum.Bu 20 gün süren özelikle bedensel degil beyin ile calisan insanlara önerilen bir degisik spor türüdür. (more…)
Merhaba ziyaretcilerim,
Insanoglu bir üzücü türkü yahut dertli bir sarki dinlediginde icinin derinliklerine dalmasiyla birlikte göz yasida döktügü görülmüstür..Bazende cok hariketli ,neseli muzik dinledigimizde adeta costugunuda görebilirsiniz.Böyle durumlarda bilmeden ruhumuzu muzik ile besleriz.Demekki muzik insanin ruh sagligini cok etkiliyor.Ben bir asik veysel hayraniyim hatta asigim denilebilicek boyutta benim bagliligim.Zaman zaman düsünmek istedigimde ,baglamami elime alanlardanim.Dün üzücü bir olay yasadim ve etkisinden kurtulmak icin kendimi baglamam ile teselli ettim. Aklima sizler geldiniz…ve sizlere muzigin ruha olan faydasini…tarihini yazma hissini duydum. (more…)
Sevgili okurlarim,bu sabah beden dilini yazmaya karar verdim.Nedenini merak etiyseniz aciklayim…Dün Ankara shereton´da “Ertugrul” kitabinin tanitim gününe katilan degerlim bana herkezin gravatli ve tek kendisinin kot pantolonla katildigini anlatti.Acik büfeye oturdugunu ve kitap tanitimini dinlerken rahat bir sekilde karnini doyurdugunu anlatiginda kahkahalara bogulmamam imkansizdi.Iste bu rahat ve kaliteye degilde insanin kendisine deger veren bir beden dilidir!
Arkadaslar,bazen öyle bir sinirli an yasariz ki , karsimizdaki insani 1 kasik suda bogucagimiz gelir. Bizi sinirlendiren (herhangi kisi) kisiyi tersleyerek cevap veririz, yada ayni sekilde geri sinirlendirmeye calisiriz.Savas acariz.Fakat karsimizdaki bizim bu tepkimize sevinir ve bize tekrar cevap verir.Bu savas böylece devam eder dimi?Aslinda bizi sinirlendiren(herhangi kisi)kisiye cevap vermeden beden dilimizle cok etkileyici susturabiliriz.Örnegin,gözlerinin icine bakarak tebessümünüzü hafiften gözlerinizi kisarak ettiginiz an sizin karsinizdaki kisiyi olaganüstü korkutursunuz.Inaninki o kisi birdaha size yaklasamaz ancak belki bir kac deneme daha yapabilir. (more…)
Bir hayvan seven insan gördügümde dedemin sözü aklima düser”Hayvan sevmeyen insan,insani hic sevmez”!Bu sözün üniversite yillarimda psikoloji bölümünü okurken , ne kadar dogru oldugunu anladim.Hayvan seven insanlari ve sevmeyen insanlari gözetledim ve inceledim.Hayvan sevgisi ile büyüyen insanlarin daha sevecen ve merhametli oldugunu anladigim kadar hayvan sevgisi olmayan insanlarin icine kapanik ve sert oldugunu farkketim.Ilk okul yillarimda sokakta her gördügüm hayvani eve tasiyor karnini doyurdugumu cok iyi hatirliyorum.Bu bizim dedemle ortak yapimizdir.Babam bir köy cocugudur ve bizlerde malesef sadece okul tatillerinde dedemin ciftligine gidebiliyorduk.Atlar,Koyunlar,Inekler ve bir cok kedilerimiz köpeklerimiz bizim tatil boyu dostumuz olurdu.Köydeki cocuklari böyle bir güzelik icinde büyüdükleri icin kiskanirdim.Köyden ayrilirken icime bir hüzün cöktügünü ve arabanin icinde kardesim ile birlikte agladigimi gören babam dayanamadi ve bir gece is cikisi kucaginda minik bir köpekle eve gelmisti.Dünyalar bizim oldugu gibi minik köpek bizim dostumuz olmustu.Eve degisik bir nese ile geliyor ve hemen köpeyimi gezdiriyordum.Top oynamayi ögretigim gibi cocuk aklimla konusmayi bile ögretmeye calisiyordum.Üniversite yillarima kadar minik köpeyim benimle birlikteydi , 12 yil sonra onu kaybettik.Simdi ise bir tatli kedim var ve inanin bu kedim benim stress topumdur.
Insan gelisiminde de hayvanlarin, bitkilerin özellikle de evcil hayvanlarin katkisi sanildigindan daha coktur. Dogayi seven Hayvanlari ve bitkileride sevdigini unutmayalim! (more…)
Insanlari tanimak ve anlamak kanaatimce pek kolay degildir, hatta cogu insani gercekten iyi tanidigimiz konusunda derin suphelerimiz olmustur cogu zaman. Bugun insanlari kategorilere ayirmak istersek bu hemen hemen olanaksizdir, cunku insan karsilastirilmaya ve kiyaslanmaya dair somut degil farkli degiskenlerden olusan soyut bir varliktir. Ve insan tek bir sinifta toplanacak bir nesne degil, bir cok ayri alanda degisik sureclerde kendini farkli bicimlerde gosteren ve ifade eden bir canlidir. Insanlari tanimak da bu surecin bir parcasidir, ve degisen dunyada insanoglu da mobil bir bir varliktir. Insanoglu, kendini degisen ortam, toplum ve sosyal kosullara adapte etme ihtiyaci gosterir ki bu kacinilmazdir. Degisen dunyaya ayak uyduramayan insanlar diger insanlari anlamakta gucluk cekebilir. Insanlar ozellikle sevdigi, ilgi duydugu ya da bir sekilde surekli iletisimde bulundugu insanlarin oldugu gibi kalmasini umar, oyle dusunur ya da onlara o gozle bakar. Cogumuz uzun sure tanidigimiz insanlari ilk zamanlarda tanidigimiz gibi algilariz, ogrendigimiz gibi onlari algilariz, halbuki gecen zamanin hesabini vermekte bircogumuz gucluk cekeriz, cunku insani kapasitemiz bununla sinirlidir. (more…)
Cok okurlarim kisilik bozuklugunu okuduktan sonra “acaba bendede bu hastalik varmi “diye soruyorlar.Insanoglu ister istemez bir hastaligi okuduktan sonra kendisinde aramaya basliyor.Bunu bende zaman zaman yapmisimdir.Örnegin televziyonda bir dis hekimi dis etlerin hassasligini anlatirken aynayi alip dis etlerimi inceledigimi hatirliyorum,yada gögüs kanserine yakalanan bir yakinimizi duyunca bizde bir doktora görünelim diyoruz.Ama bunlarin icinden en hassasi beyindir.Kisilik bozuklugumuz,fobimiz v.s. oldugunu düsünürsek bu bizi cikmaza sokabilir.Cünki her insanoglunun bir takintisi bir fobisi v.s vardir.Üzerinde durmak ve düsünmek bazen kisilik bozuklugumuzu dahada kuvetlendirir ve bizde olmayan bir rahatsizligi davet edebilir.
Sizoid kisilik bozuklugu sosyal iliskilere karsi ilgisizlik, sogukluk ve duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalik ergenligin basinda duygusal ve sosyal olarak kisinin baskalari ile iletisim kuramamasi ile kendini göstermeye baslar. Bu kisiler günlük hayatta normal insanlar gibi yasamlarini sürdürebilirler ama baskaları ile anlamli iliskiler kuramazlar. Bütün hayatlari boyunca yalniz yasarlar, sürekli hayal kurarlar ve cogunlukla hayvanlara asiri baglanma gösterirler. Baska insanlarin tahammül edemedigi ve yalniz olmalarini gerektiren islerde calisabilirler. Tartismali olmakla birlikte bazi arastirmalar Sizoid kisilik bozuklugunun sizofreni baslangici olabilecegi öne sürülmüstür. Sizoid kisiligi Sizofreniden ayriran en önemli etken, bu kisilerin gercek ile baglantilarinin kopmamis olmasidir. (more…)
Bu psikolojik hastalik kisilerin baskalari ile iliski kurmakta sorun yasadigini, düsünce yapilarinda , görünümlerinde ve davranislarinda problem oldugunu gösterir. Konusma sirasinda alakasiz konulara girebilir, kelimeleri garip sekillerde kullanabilirler. Bu kisiler genelde yakinlasmaktan kacinirlar, tuhaf düsünce yapilari gelistirir ve siradisi davranirlar. Garip davranislarina ragmen normal insanlar gibi bir iste calisabilir, az sayida olmakla beraber bir iki tane yakin arkadas edinebilirlerler fakat her zaman yabancilarin yaninda kendilerini gergin ve huzursuz hissederler. Bu durum söz konusu kisilerin tarikat gibi gruplara katilma ihtimallerini oldukca arttirir. (more…)
Psikolojide ayni zamanda negatif kisilik bozuklugu olarak da tanimlanir ve kisinin sürekli ‘hayir’ cevabini pasif bir tavir ile belirtmesinde görülür. Genelde cocukken bireyin kizginligini, kendi düsüncelerini ve negatif duygularini direk olarak ifade edemeyisinden kaynaklanir. Ayni zamanda bazi bulgular bu rahatsizliga sahip insanlarin cocukluklarinda ailelerinin kararsiz, belirsiz ve hatta ihmalkar davranislarina maruz kaldiklarini gösteriyor. Ailenin davranisi sebatsiz, düzensiz ve sinirleri yipratici oldugu icin cocuk kizginlik ve küskünlük duygularinin esiri olur. Nitekim bu duygulari ne ifade edebilir ne de gitmesine izin verebilir. (more…)
Bu psikolojik hastaliga sahip kisiler kontrol edemedikleri ama sürekli tekrar ettikleri aliskanliklar ve huylar gelistirirler. Cogu kez bu zararsiz ama garip huylar kisinin kafasindaki yogun karisik duygularini kontrol edebilme ve düzenleme amaci ile baslar. Tekrar eden davranislar ve düsünceler kisi icin büyük bir endise ve mutsuzluk kaynagi olmaya basladigi zaman ve kisinin normal yasamini belirgin bir sekilde aksatmaya basladiginda hastalik ortaya cikar. Her ne kadar Obsesif-Kompulsif kisilige sahip hastalar sahip olduklari bu düsüncelerin, dürtülerin ve ihtiyaclarin hic bir mantikli sebebi olmadigini bilseler ve durdurmaya calissalar bile kontrolleri olmadigini hissederler . (more…)
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Ağu | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |
| 29 | 30 | |||||