İnsani tanımak,anlamak,birlikte yaşamak
Sizoid kisilik bozuklugu sosyal iliskilere karsi ilgisizlik, sogukluk ve duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalik ergenligin basinda duygusal ve sosyal olarak kisinin baskalari ile iletisim kuramamasi ile kendini göstermeye baslar. Bu kisiler günlük hayatta normal insanlar gibi yasamlarini sürdürebilirler ama baskaları ile anlamli iliskiler kuramazlar. Bütün hayatlari boyunca yalniz yasarlar, sürekli hayal kurarlar ve cogunlukla hayvanlara asiri baglanma gösterirler. Baska insanlarin tahammül edemedigi ve yalniz olmalarini gerektiren islerde calisabilirler. Tartismali olmakla birlikte bazi arastirmalar Sizoid kisilik bozuklugunun sizofreni baslangici olabilecegi öne sürülmüstür. Sizoid kisiligi Sizofreniden ayriran en önemli etken, bu kisilerin gercek ile baglantilarinin kopmamis olmasidir. (more…)
Bu psikolojik hastalik kisilerin baskalari ile iliski kurmakta sorun yasadigini, düsünce yapilarinda , görünümlerinde ve davranislarinda problem oldugunu gösterir. Konusma sirasinda alakasiz konulara girebilir, kelimeleri garip sekillerde kullanabilirler. Bu kisiler genelde yakinlasmaktan kacinirlar, tuhaf düsünce yapilari gelistirir ve siradisi davranirlar. Garip davranislarina ragmen normal insanlar gibi bir iste calisabilir, az sayida olmakla beraber bir iki tane yakin arkadas edinebilirlerler fakat her zaman yabancilarin yaninda kendilerini gergin ve huzursuz hissederler. Bu durum söz konusu kisilerin tarikat gibi gruplara katilma ihtimallerini oldukca arttirir. (more…)
Psikolojide ayni zamanda negatif kisilik bozuklugu olarak da tanimlanir ve kisinin sürekli ‘hayir’ cevabini pasif bir tavir ile belirtmesinde görülür. Genelde cocukken bireyin kizginligini, kendi düsüncelerini ve negatif duygularini direk olarak ifade edemeyisinden kaynaklanir. Ayni zamanda bazi bulgular bu rahatsizliga sahip insanlarin cocukluklarinda ailelerinin kararsiz, belirsiz ve hatta ihmalkar davranislarina maruz kaldiklarini gösteriyor. Ailenin davranisi sebatsiz, düzensiz ve sinirleri yipratici oldugu icin cocuk kizginlik ve küskünlük duygularinin esiri olur. Nitekim bu duygulari ne ifade edebilir ne de gitmesine izin verebilir. (more…)
Bu psikolojik hastaliga sahip kisiler kontrol edemedikleri ama sürekli tekrar ettikleri aliskanliklar ve huylar gelistirirler. Cogu kez bu zararsiz ama garip huylar kisinin kafasindaki yogun karisik duygularini kontrol edebilme ve düzenleme amaci ile baslar. Tekrar eden davranislar ve düsünceler kisi icin büyük bir endise ve mutsuzluk kaynagi olmaya basladigi zaman ve kisinin normal yasamini belirgin bir sekilde aksatmaya basladiginda hastalik ortaya cikar. Her ne kadar Obsesif-Kompulsif kisilige sahip hastalar sahip olduklari bu düsüncelerin, dürtülerin ve ihtiyaclarin hic bir mantikli sebebi olmadigini bilseler ve durdurmaya calissalar bile kontrolleri olmadigini hissederler . (more…)
Narsistik kisilik bozuklugu kendini mükemmel görmek, baskalarini düsünmemek ve baskalari tarafindan yargilanmaya asiri hassasiyet olarak tanimlanabilir. Sadece kendini düsünmek ve davranislarinin baskalarina olan etkisini umursamamak bu kisilerin en temel özellikleridir.
Narsistik kisiler genelde ilgi odagi olmayi, dikkat cekmeyi ve olaylari control etmeyi isterler. Baskalarinin hayranligini ve sevgisini kazanmayi siddetle arzularlar. Kendileri hakkinda mükemmelliyetcidirler. Dikkati üzerlerine toplamak icin tiyatromsu krizler yaratabilirler. Bu kisiler herkesin ve herseyin kendilerine bagli olmasi gerektigine inanirlar. (more…)
Gösterisli, oyuncu, dikkat cekmeye calisan ve sadece kendilerini düsünen kisiler bu gruba girer. Genelde yaygin olarak ve yanlis bir yargi ile kadinlara yönelik oldugu düsünülür. Fakat arastirmalar Histerionik kisilik bozuklugunun esit olarak erkeklerde de var oldugunu göstermektedir. (more…)
Cekingen kisilik bozuklugu sosyal ortamlarda rahatsizlik hissetmek, baskalarinin kendisini yargilamasi ve cocukluktan itibaren süregelen cekingenlik olarak kendini gösterir. Ayrica asiri derecede utangaclik olarak ortaya cikar. Bu psikolojik rahatsizliga sahip insanlar kendilerini kücük görür ve baskalarinin fikirlerine asiri derecede önem verir. Hastaligin özellikleri arasinda kendini yetersiz görmek, elestiriye yada kritize edilmeye karsi asiri derecede hassas olmak ve sosyal ortamlarda bulunmaktan korkmak sayilabilir. Davetlere katilmaktan cekinirler ve asla yeni insan tanimak istemezler.Bu nedenle ask hayatlarida pek yoktur. (more…)
Borderline kisilik genelde cocuklukta yasanilan önemli bir kayip, anne-baba ile olan bagin dengesiz olmasi, travma, kötü muamele yada duygusal olarak yoksun kalmak gibi tecrübelere dayanmaktadir. Oldukca yaygin görülen bir hastaliktir, toplumun yüzde 2 yada 3 ünün sahip oldugu tahmin edilmektedir.
Eger Borderline Kisilik Bozuklugunuz varsa, sürekli olarak terkedilme duygusunun yarattigi panik ile mücadele ediyorsunuz demektir. Genel olarak davranislariniz degisken ve ani hareketlerden olusur. Duygulariniz sürekli degisir, insanlarla olan iliskileriniz ise yogun ve firtinalidir. (more…)
Bagimli Kisilik Bozuklugu, baska birinin destegi yada yardimi olmadan hic bir sey yapamama olarak tanimlanabilir. Ergenligin ilk zamanlarinda ortaya cikan bu rahatsizligin temelinde kisinin baskasi tarafindan korunma ihtiyaci ve bagimsiz olmaktan korkmasi yatar. Cogunlukla aileden yada yakin dostlarindan sürekli yardim isterler.Kendi fikirleri pek yoktur.Cogunlukla bayanlarda görünen bu insana olan bagimlilik,sevgililerinden eger evliyseler, eslerinden hic ayri duramazlar.Karsi tarafi bunaltircasina rahatsiz ederler ve hic kimseyle paylasmak istemezler.Sürekli aldatmadan süphelenirler ve eslerine cehennemi yasatirlar.Bagimli kisiler genelde yalniz kaldiklarinda asiri derecede rahatsizlik hissederler, cogunlukla depresyonda ve gergindirler. (more…)
Bireyin baskalarinin haklarina ve kurallarina sürekli olarak saygisizlik etmesi, saldirida bulunmasi ve buna bagli olarak gelisen davranislara verilen isimdir. Genelde erkekler arasinda daha fazla görülür. Pek cok arastirmaci antisosyal kisilik bozuklugunu ve sosyopat kisiligini ayni anlamda kullanirlar, aralarinda ki fark bütün sosyopatlarin antisosyal kisiligi oldugu, fakat her antisosyal kisinin sosyopat olmayacagi gercegidir. Arastirmalar bu hastaligin temelinde genetik etkenler oldugunu göstermektedir. Fakat ayni zamanda sürekli uyusturucu kullanimi ve kötü aile ortami (karisik, ihmalkar, sert ve saldirgan aileler) bu hastaligin olusmasi riskini arttirmaktadir. (more…)
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Ağu | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |
| 29 | 30 | |||||