İnsani tanımak,anlamak,birlikte yaşamak
(Dinamik Psikoterapi)
1940’lardan sonra psikanalizin bir evrim sürecine girdiğini söyleyebiliriz. Klasik psikanaliz, haftada 4-5 seanstan oluşan ve hastanın serbest çağrışımla çözümlenmeye çalışıldığı bir yaklaşım uyguluyordu. Buna karşılık yeni psikanalistler seans sıklıklarını azaltmışlar, serbest çağrışım tekniğinden farklı teknikler geliştirmişler ve serbest çağrışım olmadan da bilinçaltına ulaşılabileceğini savunmuşlardır. Freud sonrası gelişen ve DİNAMİK PSİKOTERAPİ adı altında toplanan olgular, birbirlerinden bir takım özelliklerle ayrılan bir ekoller bütününü oluşturur. Günümüzde psikologlar Freud temelli 280 kuramı hastalarına uyguluyorlar. Aynı zamanda dinamik ve dinamik olmayan 400’ü aşkın psikoterapi tekniği kullanılıyor. Bunların arasında; ortam terapisi, meşguliyet terapisi, sanat terapileri, çeşitli grup terapileri, aile danışmanları, evlilik danışmanları, çocuk terapileri, yeni doğan psikiyatrisi göze çarpmaktadır.
Bugün psikanaliz, doğuşundan bir asır geçtikten sonra hiç olmadığı kadar canlı. Üstelik temel kuramları zamanla zenginleşse de özde aynı kaldı. (more…)
Evet bu sözü bir öglen kantininde dinlenmeye oturdugumda duydum,iki genc delikanli kiz arkadaslarini cekistiriyorlardi,biri digerine“benim kiz arkadasim psikolog illalah dedim ,ayrildim yapamadim“diyordu.digeride „kafayimi yedin oglum psikologla evlenilirmi?“cevabini verdi.beni ister istemez bir gülümseme aldi.gülümsememi fark eden karsimda oturan güzel bir genc kiz masama yaklasti.yudumladigi kahvesini elinden benim masama birakti ve sandalyeyi cekerken oturabilirmiyim diye sordu.hariketlerinden sohpet aradigi anlasiliyordu.birazda cenesi sanki her an aglayacakmis gibi titiriyordu.bunu anladigim an tabiki deyip kiza elimle buyur isareti yaptim ve sohpete basladik.biz tanisma faslini yaparken yan masadaki delikanlilar sanki bizim duymamizi ister gibi yüksek sesle iliskisini bitirmenin zaferini kutluyorlardi.kiz gülümsedi ve benden bahsediyor dedi.gözünden ip gibi bir göz yasi indigini gördüm ama yüzünün seklini hic burusturmadan degistirmeden göz yasi ip gibi akiyordu.anladimki bu göz yasi cok icten geliyordu.meyerse 10 dakka önce iliskilerini bitiren ciftler ve delikanlinin bahsettigi psikolog adayi kizimiz karsimda oturan kizmis.henüz daha psikoloji 2.ci sinifta okudugunu ve klinige pratik gönüllü calismaya geldigini anlatti.uzun uzun kendisini dinledim ve kendi ilk yillarima hatirladim.hersey böyle basliyordu…yeni degisimler,cevreler ve bazi eski dostluklar iliskiler yavas yavas degisiyordu.bunun insanlara yillarini psikolojiye verdikce daha yakin tanimanin nedeniydi.ilk yillarda arkadas cevren cok degisiyordu aslinda farkinda degildin bu degisimlerin sonradan iliskilerin daha mantikli oluyordu ve olgunlasiyordu iste o an karsindaki sevdigin kisi olgun degilse anlasamaz oluyordun.cünki psikoloji bölümü seni degistiriyordu.simdi artik kurulmus bir makina gibi oldum diyebilirim.karsimda duran insanogullarina kizamiyorum ve inanmayicaksiniz ama onlari anliyorum.cünki her insanin yaptigi harikketin bir nedeni bir alt yapisindan olusan bir sebebi var oldugunu biliyorum.cogu zaman kendisinde farkinda degildir.yaptigi harikketen sonra kendisine sorar“allah allah ben simdi neden böyle yaptimki?“iste bir nedeni vardir mutlaka ,bu yüzden insanlara kizamaz duruma geldim diyebilirim.bu sekilde düsünebilmek hakkikatten insanin yillarini aliyor.karsimdaki 2.ci sinifa giden genc kiz ise bu yolun basindaydi ve onu cok iyi anliyordum.bir psikologla evli olmak zor degildir ,aslinda daha kolaydir yeterki esin dürüst olsun.dünyada belkide en anlayisli insanlar ,insan ruhu okuyan ve arastiran insanlardir.en modern görüslü insanlarda diyebiliriz cünki cogu seye anlayis gösterirler ve cikis yolunu cabuk bulurlar.ancak karsindaki esin bir sekilde düzelmiyorsa bir kac sans taniyip bir cirpida sevgisinide bastirabilir cünki yillar kendisini ayakta tutmayi ögretmistir.
Karsimda oturan genc psikolog adayi kizimizi rahatlatmak icin derin sohpete daldik. (more…)

Bugün havada yine pek güzel.yapraklar dökülmeye basladi ve parki bir hali gibi rengarrenk örttü.yakinda bulunan kioska gittim ve paket büyük boy kahve aldim.ben kahvecigüzeliyim,tiryakisiyim.park bombostu böyleside cok güzeldi.herzamanki yerime oturdum ve kahvemi actim.agactan düsen yapraklari sayacak kadar sakindi etraf.birden bir baglama sesi duydum.dogrusu gülmek geldi icimden,almanyada bir parkta oturuyorum ve bir baglama sesi duyuyorum üstelik acem kizini mirildaniyordu bir erkek sesi.fakat inanin cok hos bir hava olustu parkta.sesimi cikarmadan sonuna kadar dinledim,sesi kesildiginde kafami agaclarin arasindan uzattim ve ne göreyim?bizim bir türk vatandasi yere bir masa örtüsü sermis ,üzerine bagdas kurmus, oturmus baglama tingirdatiyor. (more…)

Son haftalar malesef ailemden ve cok deger verdigim yakinlarimdan ,isimden uzak kaldim.sabah gözümü actigimda kiz kardesimin basima dikilmesini o kadar aradimki anlatilmaz.yada sabahlari evdeki banyo trafiginin yogunlugunu düsündükce gülümsedim.sevdigim insani hergün görememek cok zormus.annemin mutfagindan gelen yemek kokularini ve babamin günde 4-5 kez „dikkatli olun! Gec gelmeyin!“ sözcüklerini.kisaca evdeki ve is yerimdeki stresi cok aradim.aslinda etrafim insan doluydu fakat insanoglu herzaman alistigi cevreyi mekkani aradigida bir gercektir.gittiginiz yer bir müddet size degisik gelir ve zamanin nasil gectigini anlamazsiniz fakat uzun kaldiginizda anlarsinizki aslinda kalbiniz ve beyniniz baska yerlerde dolasiyor.iste simdi düsünme ani baslamistir,herseyi gözden gecirirsiniz.bazi siddetli aile gecimsizliklerinde bizler bu uzakligi öneririz cünki insanlar yanliz kaldiginda pek cok düsünemedigi ve kabullenemedigi herseyi rahatlikla gözden gecirebiliyor.yanlizlik insanlari kolaylikla yanlis yollara yönlendirebiliyor.örnegin…yanliz bir bayan/erkek daha cabuk asik olur yada daha dogrusu asik oldugunu zanneder cünki karsi cinsten gördügü ilgiye adapte olur.yada yanliz insanlara biraz ilgi gösterip bir siir yazarak bir sarki armagan ederek beynine girmek daha kolay basariyor.“cok yanlizdim hayatima rek katti „sözcüklerini bu nedenle bircok insan kullanir.tabi bizde buna inaniriz(dermisimmm)yanlizken karsiniza kim cikarsa ciksin asil o an kendinize hakim olunuz cünki karsinizdaki kisi sizin zayif aninizda karsiniza ciktigi icin cok güzel faydalanabilir.benim ve meslektaslarimin büyük bir avantaji vardir ,bizler kendimizi ve bu konulari bildigimiz icin gayet rahat terapi edebiliriz.örnegin…sinirlendigimiz an kendimizi kontrol altina alabiliriz.yada tam suan benim yasadigim yanlizlik psikolojisinde kendimizi bilincli yönlendiririz. Bazimizin yasamak isteyip de yasayamadigi bir duygudur bu yanlizlik psikolojisi. Kimimiz yogun hayat temposundan bikmis, yalniz kalip ruhumuzu ve bedenimizi dinlendirecegimiz bir mekan ararken, bazimiz ise koca sehirde, kalabaliklar arasinda kendimizi yapayalniz hissediyoruz. Bir yanda yalnizliga susamis insanlar, diger yandanda yalnizliktan sikayetci insanlar var cevremizde.
Yalnizlik da her duygu gibi kivaminda yasanmasi gereken bir duygu.aslinda hayatimizda yanlizlik cok önemlidir tabiki dogru dozerde kullanirsak.yanlizlik belirli bir kivaminda yasandiginda yalnizlikla ilgili siayet kimselerde görünmüyor. saglikli yalnizlik, insani ic dünyasina yönlendiriyor. Suan benim yasadigim yanlizlik gibi.Kisi yaliz kaldigi zamanlarda hayatini, hayattaki gidisini, artilarini-eksilerini, kaybettigi degerleri fark edebiliyor. Zamanin akisina kendisini kaptirmaktan ve günübirlik yasamaktan siyrilarak hayata daha anlamli bir sekilde bakabiliyor. Kisacasi, yalnizlik dengeli yasandiginda raydan cikan hayatimizi ve düsüncelerimizi tekrar rayina oturtacak imkani bizlere sunuyor. Bu duyguda denge saglanamadiginda ise psikolojik hastaliklar meydana cikiyor. Asiri yalnizlik insanda olumsuz düsüncelerin yesermesine imkan saglarken, yalniz kalamamak ise insani depresyona sürüklüyor.iste ne fazla nede az olmasi gereken birseydir bu yanlizlik yoksa dengeyi bozar.
Peki, yalnizlikla ilgili sikayetler nasil ortaya cikiyoryor? bunun anlamak icin insanin olusunu incelemek gerekiyor.hadi bir inceleyelim! Sosyallik ve Bireysellik
İnsanda yaratilis geregi birbirine iki zit duygu bir arada bulunuyor. Bunlardan ilki sosyallik, digeri ise bireysellik. Bizler bir yandan toplumun icine katilip insanlarla ic ice olmak, onlarla iletisim ve etkilesim halinde olmak istiyoruz. Yeni arkadas iliskileri kurmak, akraba ziyaretleri yapmak bizleri mutlu ediyor. Kisacasi, sosyallesmek istiyoruz. Sosyalligin tam karsi tarafinda ise bireysellik duygusu bulunuyor. Bu duygu da en az sosyallik kadar önemli bizim icin. Gün oluyor, kendi basimiza kalip insanlardan uzak bir yerde kafa dinlemek istememiz bireysellik duygumuzun bir aruzusudur. Hayatta kendimize has alanlar kuruyoruz ve yorgun düstügümüz zamanlarda kösemize cekilip icimize dönmek ve bireyselligimizi yasamak istiyoruz. Yalnız kalarak bireysellikte yeteri doyuma ulasan bizler, bir süre sonra tekrar sosyallesmeye basliyor ve insanlarla iletisime geciyoruz.
Normal insan, (more…)

Bugün hava cok güzeldi . ne cok sicak nede serindi bu nedenle esortmanlarimi giydim ve klinigin parkinda uzun bir yürügüse ciktim.Parkin ortasina gelmistimki yasli bir bayani kendi kendine konusurken gördüm.Yasli bayanda esortmanliydi ve anlasilan yürüyüse cikmisti fakat ilginc tarafi sanki yanliz degilmis yaninda biri varmis gibi muhabbet ediyordu.Yanina yaklastim ve „merhaba“dedim.
Yasli bayan yüzüme tebbesüm etti, merhaba güzel ve genc bayan dedi.Bu söz bana bayanin hakkinda cok seyler anlatmisti yinede kendisini konusturmaya calisiyordum.Biraz ilerde cok sirin bir pastane vardi,kendisini davet ettim.“Cok yürüdük kalorilerimizi geri almamiza bana yardimci olurmusunuz“ diye sordugumda cok gülmüstü. (more…)
Bu Yazimi Nergiz icin yazdim,
savunma mekanizmalarından fantezi(hayal kurma) mekanizması ile basım dertte!önceleri bunu pek önemsemez bunun normal oldugunu düşünürdüm ancak 10 .sınıfta yani 2 sene önce psikoloji dersinden aldıgım dönem ödevi bunun üzerineydi ve ben o zaman işte bu diyebildim. ama ailem bunu anlamıyor bir eksigin mi var diye soruyorlave cvp veremiorum cünkü bunun onunla bi alakası yok dediğiniz gibi önce kendimi zorlaya basladım hayal kurmayacagım diye zorluyordum ama basaramadım hayaller günlük yasamımı etkilemeye basladı cogu zaman gercek mi hayal mi ayırt edemiyordum en sonunda rehberlik ve danısmmanlık ögretmenimle konusmustum ama o bile aileme bu durumu anlatamamıstı durum oldugu gibi duruyo ben ne yapıcam?
Bireyin davranışlarında denge ve çevreye uyum çok önemlidir.Bu fizyolojik ve ya psikolojik olabilir.
Psikolojik alanda bireyin dengesi bozulduğunda birey içine düştüğü gerilimden kurtulmak için savunma mekanizmalarına başvurabilir.Savunma mekanizmaları kaygı ve gerginlikten kurtulma yollarıdır. (more…)
Simdi pilates zamani,calistigim klinikte 20 günlük bir pilates (contrology)kursu acildi ,daha önce pilatesi taniyordum fakat derin ilgilenmemistim.Pilates üzerine bircok yazi okudum ve etkilendim diyebilirim.Bir haftaya yakin bir arkadasimin tavsiyesi üzerine pilates kursuna basliyorum.Bu 20 gün süren özelikle bedensel degil beyin ile calisan insanlara önerilen bir degisik spor türüdür. (more…)
Merhaba ziyaretcilerim,
Insanoglu bir üzücü türkü yahut dertli bir sarki dinlediginde icinin derinliklerine dalmasiyla birlikte göz yasida döktügü görülmüstür..Bazende cok hariketli ,neseli muzik dinledigimizde adeta costugunuda görebilirsiniz.Böyle durumlarda bilmeden ruhumuzu muzik ile besleriz.Demekki muzik insanin ruh sagligini cok etkiliyor.Ben bir asik veysel hayraniyim hatta asigim denilebilicek boyutta benim bagliligim.Zaman zaman düsünmek istedigimde ,baglamami elime alanlardanim.Dün üzücü bir olay yasadim ve etkisinden kurtulmak icin kendimi baglamam ile teselli ettim. Aklima sizler geldiniz…ve sizlere muzigin ruha olan faydasini…tarihini yazma hissini duydum. (more…)
Sevgili okurlarim,bu sabah beden dilini yazmaya karar verdim.Nedenini merak etiyseniz aciklayim…Dün Ankara shereton´da “Ertugrul” kitabinin tanitim gününe katilan degerlim bana herkezin gravatli ve tek kendisinin kot pantolonla katildigini anlatti.Acik büfeye oturdugunu ve kitap tanitimini dinlerken rahat bir sekilde karnini doyurdugunu anlatiginda kahkahalara bogulmamam imkansizdi.Iste bu rahat ve kaliteye degilde insanin kendisine deger veren bir beden dilidir!
Arkadaslar,bazen öyle bir sinirli an yasariz ki , karsimizdaki insani 1 kasik suda bogucagimiz gelir. Bizi sinirlendiren (herhangi kisi) kisiyi tersleyerek cevap veririz, yada ayni sekilde geri sinirlendirmeye calisiriz.Savas acariz.Fakat karsimizdaki bizim bu tepkimize sevinir ve bize tekrar cevap verir.Bu savas böylece devam eder dimi?Aslinda bizi sinirlendiren(herhangi kisi)kisiye cevap vermeden beden dilimizle cok etkileyici susturabiliriz.Örnegin,gözlerinin icine bakarak tebessümünüzü hafiften gözlerinizi kisarak ettiginiz an sizin karsinizdaki kisiyi olaganüstü korkutursunuz.Inaninki o kisi birdaha size yaklasamaz ancak belki bir kac deneme daha yapabilir. (more…)
Bir hayvan seven insan gördügümde dedemin sözü aklima düser”Hayvan sevmeyen insan,insani hic sevmez”!Bu sözün üniversite yillarimda psikoloji bölümünü okurken , ne kadar dogru oldugunu anladim.Hayvan seven insanlari ve sevmeyen insanlari gözetledim ve inceledim.Hayvan sevgisi ile büyüyen insanlarin daha sevecen ve merhametli oldugunu anladigim kadar hayvan sevgisi olmayan insanlarin icine kapanik ve sert oldugunu farkketim.Ilk okul yillarimda sokakta her gördügüm hayvani eve tasiyor karnini doyurdugumu cok iyi hatirliyorum.Bu bizim dedemle ortak yapimizdir.Babam bir köy cocugudur ve bizlerde malesef sadece okul tatillerinde dedemin ciftligine gidebiliyorduk.Atlar,Koyunlar,Inekler ve bir cok kedilerimiz köpeklerimiz bizim tatil boyu dostumuz olurdu.Köydeki cocuklari böyle bir güzelik icinde büyüdükleri icin kiskanirdim.Köyden ayrilirken icime bir hüzün cöktügünü ve arabanin icinde kardesim ile birlikte agladigimi gören babam dayanamadi ve bir gece is cikisi kucaginda minik bir köpekle eve gelmisti.Dünyalar bizim oldugu gibi minik köpek bizim dostumuz olmustu.Eve degisik bir nese ile geliyor ve hemen köpeyimi gezdiriyordum.Top oynamayi ögretigim gibi cocuk aklimla konusmayi bile ögretmeye calisiyordum.Üniversite yillarima kadar minik köpeyim benimle birlikteydi , 12 yil sonra onu kaybettik.Simdi ise bir tatli kedim var ve inanin bu kedim benim stress topumdur.
Insan gelisiminde de hayvanlarin, bitkilerin özellikle de evcil hayvanlarin katkisi sanildigindan daha coktur. Dogayi seven Hayvanlari ve bitkileride sevdigini unutmayalim! (more…)