İnsani tanımak,anlamak,birlikte yaşamak
ISTEK ÜZERINE
1856 6 Mayıs. Moravia’da Frieiberg’de doğum.
1860 Aile Viyana’ya yerleşir.
1865 Gymnasium’a (ortaokul) girer.
1873 Viyana Üniversitesine tıp öğrencisi olarak girer.
1876-82 Viyana’da Fizyoloji Enstitüsünde Brücke’nin yanında çalışır.
1877 İlk yayınlar: anatomi ve fizyoloji üzerine makaleler
1881 Tıp doktoru olarak mezun olur (more…)
Anna FREUD

(1896-1982)
1910’dan beri sürekli babasının yazılarını okuyordu ancak psikolojiyle ciddi anlamda ilgilenmeye 1918’de başladı. 1920’de babasıyla birlikte Uluslar arası Psikanaliz Kongresine katıldı. 1922’de Viyana Psikanaliz Derneği üyelerine “Hayaller ve Saldırganlık” (Beating Fantasies and Daydreams) adlı yazısını sundu. 1923’te çocuklarla psikanaliz çalışmalarına başladı. 2 yıl sonra Viyana Psikanaliz Eğitim Enstitüsü’nde “Çocuk Analizi Tekniği” üzerine dersler verdi. Bu alanda yaptığı çalışmaları, anne-baba, öğretmenler için bir seri konferanstan oluşan “Çocuk Analizinin Tekniği” (İntroduction to the Technique of Child Analysis) adlı kitabında topladı. 1927-34 yılları arasında Uluslar arası Psikanaliz Derneği’nin genel sekreterliğini yaptı. “Goethe Ödülü”nü aldı. 1935’te Viyana Psikalaniz Enstitüsünün yöneticisi oldu. 1935’te “Ego Savunma Mekanizmaları” (The Ego and the Mechanisms) adlı kitabını yazdı. Kimsesiz çocuklar için bir çocuk yuvası kurdu ve 80 çocukla yakından ilgilendi. Dorothy Burlingham ile birlikte “Savaş Çocukları ve Ailesiz Çocuklar”ı yayınladı. 1950’lerden itibaren ABD de düzenli olarak konferanslar verdi. 1970’lerde, çocukların duygusal yoksunluk nedenleri, sosyal zararları, sapmalar, gelişim gecikmeleri gibi problemler üzerine yoğunlaştı. Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesinde “Suç ve Aile” üzerine seminerler verdi. 1980’de Harvard Üniversitesi’nden “Fahri Doktor” unvanını aldı. Ölümünden sonra yıllarca çalıştığı Hampstead Clinic’in adı “Anna Freud Center” olarak değiştirildi
Carl Gustav JUNG
İsviçreli Jung Freud’un öğrencisiydi ve 1912′de Freud’dan ayrıldı. Jung, ruhsal dinamikleri anlamak için, hastanın kendisini değerlendirmesini dinlemenin yeterli olmadığını, ortak (toplumsal) bir bilinç altının da olduğunu öne sürdü. Bu toplumsal bilinç altının öğeleri, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana tüm insanların bilinçaltında tek tek taşıdıkları kültürel ilk örneklerdi. Jung, ortak bilinçaltından yola çıkarak düşleri yorumladı. (more…)
Psikoanalitik psikoterapinin amacı bilinçdışında yatan çelişkileri bilinç düzeyine çıkarmak ve bir çözüme ulaştırmaktır.
Freud’un yolunu izleyen psikoanalist, hastanın bilinçdışındaki çelişkilerini değişik yollardan bilinç düzeyine çıkartır ve hastanın bu çelişkilerin farkına varmasını sağlar. Böylece hasta artık kontrolü bilinçdışına bırakmaz davranışlarını bilinç düzeyinde etkiler. (more…)
(Dinamik Psikoterapi)
1940’lardan sonra psikanalizin bir evrim sürecine girdiğini söyleyebiliriz. Klasik psikanaliz, haftada 4-5 seanstan oluşan ve hastanın serbest çağrışımla çözümlenmeye çalışıldığı bir yaklaşım uyguluyordu. Buna karşılık yeni psikanalistler seans sıklıklarını azaltmışlar, serbest çağrışım tekniğinden farklı teknikler geliştirmişler ve serbest çağrışım olmadan da bilinçaltına ulaşılabileceğini savunmuşlardır. Freud sonrası gelişen ve DİNAMİK PSİKOTERAPİ adı altında toplanan olgular, birbirlerinden bir takım özelliklerle ayrılan bir ekoller bütününü oluşturur. Günümüzde psikologlar Freud temelli 280 kuramı hastalarına uyguluyorlar. Aynı zamanda dinamik ve dinamik olmayan 400’ü aşkın psikoterapi tekniği kullanılıyor. Bunların arasında; ortam terapisi, meşguliyet terapisi, sanat terapileri, çeşitli grup terapileri, aile danışmanları, evlilik danışmanları, çocuk terapileri, yeni doğan psikiyatrisi göze çarpmaktadır.
Bugün psikanaliz, doğuşundan bir asır geçtikten sonra hiç olmadığı kadar canlı. Üstelik temel kuramları zamanla zenginleşse de özde aynı kaldı. (more…)
Evet bu sözü bir öglen kantininde dinlenmeye oturdugumda duydum,iki genc delikanli kiz arkadaslarini cekistiriyorlardi,biri digerine“benim kiz arkadasim psikolog illalah dedim ,ayrildim yapamadim“diyordu.digeride „kafayimi yedin oglum psikologla evlenilirmi?“cevabini verdi.beni ister istemez bir gülümseme aldi.gülümsememi fark eden karsimda oturan güzel bir genc kiz masama yaklasti.yudumladigi kahvesini elinden benim masama birakti ve sandalyeyi cekerken oturabilirmiyim diye sordu.hariketlerinden sohpet aradigi anlasiliyordu.birazda cenesi sanki her an aglayacakmis gibi titiriyordu.bunu anladigim an tabiki deyip kiza elimle buyur isareti yaptim ve sohpete basladik.biz tanisma faslini yaparken yan masadaki delikanlilar sanki bizim duymamizi ister gibi yüksek sesle iliskisini bitirmenin zaferini kutluyorlardi.kiz gülümsedi ve benden bahsediyor dedi.gözünden ip gibi bir göz yasi indigini gördüm ama yüzünün seklini hic burusturmadan degistirmeden göz yasi ip gibi akiyordu.anladimki bu göz yasi cok icten geliyordu.meyerse 10 dakka önce iliskilerini bitiren ciftler ve delikanlinin bahsettigi psikolog adayi kizimiz karsimda oturan kizmis.henüz daha psikoloji 2.ci sinifta okudugunu ve klinige pratik gönüllü calismaya geldigini anlatti.uzun uzun kendisini dinledim ve kendi ilk yillarima hatirladim.hersey böyle basliyordu…yeni degisimler,cevreler ve bazi eski dostluklar iliskiler yavas yavas degisiyordu.bunun insanlara yillarini psikolojiye verdikce daha yakin tanimanin nedeniydi.ilk yillarda arkadas cevren cok degisiyordu aslinda farkinda degildin bu degisimlerin sonradan iliskilerin daha mantikli oluyordu ve olgunlasiyordu iste o an karsindaki sevdigin kisi olgun degilse anlasamaz oluyordun.cünki psikoloji bölümü seni degistiriyordu.simdi artik kurulmus bir makina gibi oldum diyebilirim.karsimda duran insanogullarina kizamiyorum ve inanmayicaksiniz ama onlari anliyorum.cünki her insanin yaptigi harikketin bir nedeni bir alt yapisindan olusan bir sebebi var oldugunu biliyorum.cogu zaman kendisinde farkinda degildir.yaptigi harikketen sonra kendisine sorar“allah allah ben simdi neden böyle yaptimki?“iste bir nedeni vardir mutlaka ,bu yüzden insanlara kizamaz duruma geldim diyebilirim.bu sekilde düsünebilmek hakkikatten insanin yillarini aliyor.karsimdaki 2.ci sinifa giden genc kiz ise bu yolun basindaydi ve onu cok iyi anliyordum.bir psikologla evli olmak zor degildir ,aslinda daha kolaydir yeterki esin dürüst olsun.dünyada belkide en anlayisli insanlar ,insan ruhu okuyan ve arastiran insanlardir.en modern görüslü insanlarda diyebiliriz cünki cogu seye anlayis gösterirler ve cikis yolunu cabuk bulurlar.ancak karsindaki esin bir sekilde düzelmiyorsa bir kac sans taniyip bir cirpida sevgisinide bastirabilir cünki yillar kendisini ayakta tutmayi ögretmistir.
Karsimda oturan genc psikolog adayi kizimizi rahatlatmak icin derin sohpete daldik. (more…)
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Mar | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |