MUTLULUK ÖĞRENİLİR Mİ ABLA?

Yogun bir günden sonra evime gitmek üzereyken , annemin pisirdigi yemegi hayal ederken, cikis kapisinin önünde 18 yasinda bir genc kiz beni cevirdi.kendim türk oldugumdan ve geleneklerimizi bildigimden dolayi bana sürekli türk hastalari verilir.kendisi benim yeni hastalarimdan biriydi,icine kapali oldugu icin konusmayi pek sevmezdi.bu yüzden ufak adimlarla kendisini taniyor güvenini her firsatta kazanmaya calisiyordum.kapinin önünde dikildi ve bana bu soruyo sordu…MUTLULUK ÖGRENILIRMI ABLA?

Benimle dialoga girdigine cok sevinmistim ve kendisini bir kahveye davet ettim.benim niyetim kiza mutlulugu anlatmakti.her insanin bir alici zamani vardir.bu alici zaman kapisi acildiginda firsati kollamaliyiz.emindim bugün söyleyiceklerime kulak sicakti.

Göz güzel görüyorsa gönül güzeliklerle doludur sözünle basladim.kahvesini yudumlayarak gözlerini bana dikmis dinliyordu.

Baktigimiz herseyi nasil görmek istiyorsak aslinda öyle görürüz.bu bizim o anki yapimiza baglidir.bayanlarin menstruasyon döneminde her olaya yapici yada güzel gözle bakamamasi cok dogaldir.erkekler ise uzun zaman eslerinle yatak odasini paylasmazlarsa asabi olabiliyorlar.simdi diyorsunuzdur ya ne ilgisi var bunlarin , biraz sabir edin hepsini anlaticam.

Hergün sen sakrak mutlu olucagiz diye bir kural yoktur.mutluluk ne ögrenilir nede ögretilir.bu mutluluk hormonu icimde dolasan yeri gelince aktiv olandir.aslinda mutluluktan cok kendimizi kendimiz gibi kabullenmemiz önemlidir.kendimizi dinleyelim.insanoglu kendinle barisiksa ve pozitif enerjisi varsa gülümser.bu gülücügede mutluluk saciyor deriz.kisaca kendimizi oldugumuz gibi kabul etmemizi ögrenmeliyiz.bunu basarirsak gerisi corap sökügü gibi gelicektir.cogu insan mutlulugu pozitifligi yükseklerde arar.bazilarida daha alcakta poliyana gibi.aslinda mutluluk insanin boyu hisasindadir.gönlü kadar genistir.

İnsan beyni aslinda ögrenci dolu bir sinif gibidir. Ruh yapimiz ve kisiligimiz. beyin ile kendini ifade eder. Beynimizin stres altında kalması. bütün organlarımızın faaliyetine olumsuz etki yapar.

Stres ve zaman yönetiminde; duygu. düsünce ve davranis denetiminde beynimizi dogru kullanirsak. mutlu. basarılı ve enerjik yasayabiliriz. Bu yasanti bizim verdigimiz kararlara baglidir bu yüzden dünyayı degistirmek yerine kendimizi degistirmeye calismaliyiz.yani kendimizi sevmeliyiz.

Hergün yasadigimiz stress vücudumuzun bagisiklik sisteminin cökmesine neden oluyor.

Stressin belirteleri ise saldirganlik , gerilim , sinirlilik. keyifsizlik. durgunlasma. cökkünlük hali. dinlenmeyle gecmeyen yorgunluk. unutkanlik. huzursuzluk. korkulu rüyalar. karamsarlik. kendini kücük görme. yalnizlik hissi. yersiz sucluluk hissetmedir.bunlarda tabiki mutsuzluga giden yollardir.iste bayanlarda menstruasyon zamani cok hasass ve stresslidir,erkeklerde esleriyle paylasim yapamazlarsa asabi oluyor ve stressi davet ediyorlardir.

Bunun cözümü…sakin bir insan olmaya calisin. Üzülme aliskanliginizi degistirin. Güler yüzlü olun. Her seyin iyi yönüne bakin. Sevgi kapasitenizi gelistirin.tabi simdi konusmasi kolay diyceksiniz ama birde söyle düsünün…hosunuza gitmeyen bir olay oldugunda siz yukardaki saydigim tepkilerle saglikli hariket edemezsiniz.derin bir nefes alin hatta gülümseyin ve sakin bir sekilde simdi ne yapilir yada nasil davranayim kararini verin.

Zaten olmus bir olayi siz sinirlensenizde degistiremeyiceksiniz.en dogru davranis mantiginizi kullanarak ve kendinizi yipratmadan karar verebilmenizdir.

Size ufak bir missal vermek istiyorum…ben yogun bir günden sonar annecigimin pisirdigi yemekleri hayal ederek disari cikarken bir hastamin sayesinde eve geciktim.yolda arabam ariza yapti ve evde annemin nasihatini dinledim.odama girdigimde yatagimin üzerinde vergi dairesine ayit bir zarf buldum.zarfin icinde beni birsürü kosturmaca günler bekledigi kesindi.yatagima uzandigimda beni gülme krizi tutu.bugünki yasadiklarima gülüyordum.bu size verdigim kendi hayatimdan ufak bir misaldi.buna benzer daha nice tersliklerle karsilastim ve sizde hergün karsilasmaktasiniz.eger herseyi cok ciddiye alirsak bu hayatta nefes alamayiz cünki yasadigimiz hayat bir kere yogun tempoludur.eskiden ciftliklerle ugrasiyor günün yorgunlugunu soba basinda bir bardak cayla giderirmis insanlar.babamin köyüne gittigim zaman ordaki yasayan insanlarda bir huzur görüyorum.sabah erken kalkiyor ve bag bahcelerinde calisiyorlar.aksam olunca televziyonun önünde oturmaktansa bahcede birlikte caylarini yudumluyorlar.kendilerine günün getirdiklerini paylasiyorlar.tabiki cocuklarida böyle bir ortamda daha sihatli ve stresse uzak büyüyor.sehirde yogun tempoyla calisan insanlar tabi cok farki.

TAVSIYEM

yogun bir günden sonra eve geldiginizde , günün yorgunlugunu üzerinizden atmak icin,banyodaki küveti güzel kokularla doldurun.elinize cok sevdiginiz bir kitabi alin ve kendinizi kitaba verin.yataginiza yatarken yaniniza 1 bardak balli sicak süt alin ve yataginizin icinde yudumlayin.mümkünse cok televziyon izlemeyin.haberleri takip etmeniz zaten yeterli.hafta sonu kendinizi sevindirin,ilginizi ceken bir film hazirlayin ve kuruyemisinizle izleyin filminizi.kendinizi dinleyin ve sevin.barisin kendinizle.sizi üzen bir konuyu hemen paylasin.sizi rahatsiz eden kisiye acikca fikrinizi söyleyin.kesinlikle polyanacilik oynamayin.

Iste buda mutlulugun sirridir.