evlilik2.jpg

Sevgili ziyaretcilerim,bu tür sözler eminim size yabaci gelmiyordur.ben bircok evliliginden sikayetci olan insanlara rastliyorum ve cogunlukla rahatsizliklari mutsuz evliliklerinden geldigini idda ediyorlar.Peki bu bir gercekmidir?Mutsuz evlilikler  insanin sihatini nasil etkiliyor?

Kendimizi iyi hissetmedigimizde hemen doktorumuza gideriz ve hastaligimizin veya rahatsizligimizin tipine göre sorularin , aldigimiz cevaplarin tipide degisir.Eger yüksek tansiyonumuz var ise  kilomuzdandir.Basimiz agriyorsa yanlis beslenmektir.baska bir örnek…nefesim daraliyor dediginizde sigaradan yada hariketsizlikten cevabini  duyabilirsiniz.Gercek özelimizi cogu doktor sormaz.Vucutumuzun bize haykirisi ruh sagligimizdanda olabiliyor..Sürekli fiziki hayatimizi degilde birde ruhi halimizi ihmal etmemeliyiz.Tip ve psikiyatrideki gelismelerdende biliyoruzki bircok hastaligin temelinde psikolojik ve ruhi ,daha acikcasi insanin nefsi ve egosuyla  ilgili sebepler bulunmaktadir.Saglik sadece biolojik hali demek degildir,ayni zamanda akli muhakime ile dünyayi idrak etmektir.Ic aleminde kendisi ile barisik olma,duygulardan iyi yönden yararlanabilme,davranislar itibariyle müsbeti yakalamak ,sosyal manada cevre ile uyma ve heryerde yapici davranmaktir.

divorce.jpg

PROBLEMLI EVLILIKLERDE FIZIKI SORUNLAR

arastirmalara göre problemli evlilikler ciddi fiziksel sorunlar tasiyabilir.En cok rastlanan fiziki hastalik ise hipertansiyondur.Bilindigi gibi hipertansiyon en büyük öldüren hastaliklar listesinde yer almistir.Bu nedenle ev doktorlari fiziki hastalarini muayne ettikten sonra yeni tip dünyasinda uygulanmaya baslandigi  yöntemiyle ,bir takim ruhi sorularida sormak mecburiyetine tutulmustur.

Sorulan sorular: Esiniz ile aranizda bir sorun varmi?

                             Yasantinizdan memnunmusunuz?

                             Is hayatinizda  bir sorununuz varmi?

   Bu  tarz sorular tabiki hastanin durumuna göre degisiyor ve uzayabiliyor. Türk tv´sinde dikkatimi ceken bir program oldu.Annemin düzenli izledigi samanyolu programinda  ”bosanmak istemiyorum”adli programdaki hakim bey ciftleri dinlerken psikolojik sorunlari olup olmadigini inceliyordu.Mahkeme salonunda bulunan aile danismani ise durusma boyunca ciftleri  inceliyordu. Kisaca ciftler ile ilgili ruhi sagliklara ülkemizde agirlik verilmesi  beni mutlu ediyor.

Ancak Amerika’da “evlilik danismanligi veya hakemligi” (Marital Counselling) denilen bir hekimlik türü sadece bu gibi konularla ilgilenmektedir. Burada sevindirici bir hususa parmak basip gecelim. Bati’da ve Amerika’da aile müessesesi cok darbeler alip zedelendigi icin bu tip hekimlik alanlari ortaya cikmistir. Ülkemizde ise aile yapisini dinamitleyen cok faktör olmasina ragmen, dinimizin bu müesseseye verdigi cok büyük önemden dolayi bu tip kurumlar nisbeten azdir. Hem inancimiza göre, hem de hayatin bize ögrettigi bir hakikat olarak anne, cok mukaddes bir varlik, baba ailesinin rizki icin calismasi ibadet olan kahraman bir babayigit, kari–koca arasindaki muhabbet ve sohbet de sanki cennette yapilan tatli bir görüsmedir.

Dr. Brian Baker’e göre insanlarla iyi iliskiler kurulmasi ve insanlardan gelen sosyal destek, kan basincini düzenlemektedir. Kalp damar sistemi basta olmak üzere insan vücudu, sosyal destek konusunda cok hassas olup, aninda ve dogrudan cevap vermektedir. Bir kac misalle acarsak: Psikolog Daniel Goleman’a göre stresli insanlar sakin insanlara nazaran iki kat daha fazla gribe yakalanmakta, karamsar ve inatci insanlarin hayatlarinda astim, ülser ve kalp rahatsizliklarina yakalanma riski 3 kat daha fazla olmaktadir. Ayrica depresyon, kansere zemin hazirlamaktadir. Uyluk kemigi kirilan yaslilar neseleri yerinde ise üc kat daha hizli iyilesebilmektedir. Hastaligini kabul edip problemleri hakkinda konusan kanser hastalari da, hastaligini kabullenemeyen ve konusmayanlara nazaran daha cabuk iyilesmektedirler.

Doktor Charles Miner’e göre kizdigimiz zaman tansiyonumuz 6 derece artar. Bunun kalbimiz üzerindeki zararli tesiri oldukca yüksektir. Kalbimiz, karsilastigimiz insanlar arasinda, duygularini kontrol edebilen neseli ve huzurlu olanlardan hoslanir.

Büyük bir düsünüre göre ise; kizginlik, kiskanclik, öfke, haset ve tamah gibi kötü duygular, kanserden daha tehlikeli manevi tümörlerdir. Bu tür hastaliklar, insanin enerjisini tüketir, verimliligini azaltir, beden sagligini bozar, huzur ve mutlulugunu engeller. Kanser insanin 60–70 yillik ömrünü yok ederken; haset, kin, kizginlik, kiskanclik, öfke ve acgözlülük gibi manevî hastaliklar insanin sonsuz hayatini mahveder.

Dr. Baker’in arastirmasindan su sonucu cikarabiliriz: MUTSUZ EVLILIKLER SAGLIGA ZARARLIDIR  (Bad marriages bad for your health).”Üc yil süren bu arastirmanin basinda 100’den fazla kadin ve erkek bir anket doldurmuslardir. Evliliklerin kalitesini ortaya cikaran bu ankete ilave olarak katilan kisilerin hergün tansiyonlari ölcülmüstür. Ayrica, kendilerinden tutmalari istenen günlük degerlendirilmistir.

Sonucta, üc yil önce mutsuz bir evliligi olanlarin üc yil sonra tansiyonlari anlamli olarak artmistir. Mutlu evliligi olanlarda ise tansiyon düsmüstür. Yani mutlu evlilik, koruyucu bir faktör olarak karismiza cikmaktadir. Yine üc yil sonra mutsuz evlilikleri olanlarda, kalbin sol karincik (ventricle) duvarinin kalinligi artmistir. Bu da yüksek tansiyon belirtisidir. Daha önce yapilan calismalarda da, mutsuz evliliklerin sizofreni, depresyon ve kalp rahatsizliklari ile ilgisi bulunmustur.

Yine de sadece bu calismaya bakarak kesin hükümlere varmak yaniltici olabilir. Bunun ileride yapilacak calismalarla desteklenmesi lazimdir. Bircok yeni psikososyal stress cesidi varir, ve bunlar yüksek tansiyona sebep olabilmektedir. Hatta insanlar bu stresin farkinda bile olmayabilirler. Fakat unutmamak gerekir ki, en büyük meselemiz kendimizle, kendi icimizde yasadigimiz meseledir, ve disaridan bize dogru olan meseleler eger büyüyor ve cözümsüzlüge dogru gidiyorsa, bunda ic dünyamizin belli bir itminan ve sükunete ermemesi rol oynuyor olabilir.