İnsani tanımak,anlamak,birlikte yaşamak
Benim cocugum yapmaz demeyin.benim cocugum uslu demeyin,hepimiz biliyoruzki cocuklarin hepsi yetisme caginda kisilikleri oturmamistir ve en ufak bir kivilcim cocuklarimizin aldanmasina yol acabilir.özellikle 2 dünya arasinda spagat yapan ailelere cocuklarini iyi gözetlemelerini tavsiye ediyorum.almanyada izledigim bazi aileler cocuklarini almanlara „KAPTIRMAK“sözünü kullaniyor ve cocuklarinin her gidecegi yolu engelliyor.bazi aileler ise cocuklarini asiri serbest birakiyor,hatta duyarsizlar diyebiliriz.bunun ortasini bulmak aslinda zor degil.almanyaya bircok türk ögretmenlerimiz davet ediliyor.almanyadaki cocuklarimiza türk tarihini ögretmek icin caba gösteriyorlar.camilerimize türkiyeden imamlarimiz getiriliyor ve hergün cocuklarimiza kuran i kerim dersleri veriliyor.ayrica folklör,baglama v.s..gibi hobby edinme imkanlarimizda cok.sadece duyarli olmak ve cocugunuzu götürmek size kaliyor.almanyada yasayip cocuklarinizin türkiyedeki gibi büyümesini bekleyemezsiniz.ya almanyadan gidiceksiniz yada 2 dünya arasinda spagat yapicaksiniz.almanyada büyüyen gencler tabiki türkiyedeki genclerden daha farkli oluyor cünki yetisme tarzi,okullar,arkadasliklar ve cevre farklidir.bunlarin hepsini degistiremezsiniz.yapabilceginiz tek cözüm cocugunuzu iyi gözetlemek ve türk kültürümüzü unuturmamaktir.kisiligini humanist ,insancil genisletmek zorundasiniz.almanyada dünyanin her yerinden cesitli kültürler ve insanlar birlestigi icin insanlari oldugu gibi kabul etmeyi ,sevmeyi asilamalisiniz.hosgörüyü ve merhameti sizden görmeli.unutmayin cocuklar ailesinin aynasidir.
Okul katliamı önlenebilir miydi?
15 masum insanı öldüren genç çevresinde sakin ve içine kapanık biri olarak biliniyordu. Bu da akıllara “Böyle bir katliamın gerçekleşeceği önceden fark edilemez miydi?” sorusunu getiriyor. Peki uzmanlar ne diyor?
Stuttgart Başsavcısı Siegfried Mahler, 15 masum insanı öldüren 17 yaşındaki gencin çevresindekiler tarafından çekingen, sessiz, içine kapanık, ama cana yakın bir kişi olarak nitelendirildiğini belirtiyor. Maddi durumu iyi olan bir aileden gelen, meslek eğitimine başlamış bu gencin, böyle bir katliam gerçekleştirebileceği önceden fark edilebilir miydi?
Berlin Hür Üniversite Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Herbert Scheithauer, böyle bir soruya yanıt vermenin zor olduğunu belirtiyor. Scheithauer, “gerçekleşen bazı diğer korkunç şiddet eylemlerinden sonra da, komşular ‘aslında çok kibar biriydi, olanlar çok şaşırtıcı’ diyorlar. Ama bunlar kişisel izlenimler ve bizim için söz konusu kişiye sorular sorarak, bu kişiyi bilimsel yöntemlerle analiz ederek elde ettiğimiz sonuçlar kadar önem taşımıyor. Böyle bir durumda, daha önceki olaylarda da gördüğümüz gibi, bazı belirtileri görebiliriz” sözleri ile, bunu ancak uzmanların fark edebileceğini dile getiriyor.
Nasıl fark edilebilir?
Gelişim psikolojisi alanında uzman olan Prof. Scheithauer, titizlikle incelenmesi gereken bu belirtileri şöyle sıralıyor:
“Örneğin, olayın faili belki daha önce de şiddet eylemleri düzenleme tehdidinde bulundu. Belki eylemin akış planını çıkardı, belki eylem öncesinde hazırlıklar yaptı, şu veya bu şekilde bu eylemin gerçekleşeceğine ilişkin tehditler savurdu. Belki de ateşli silahlarla ilgilendiğini açıkça gösteriyordu, bu durumda yaşandığı gibi, belki de bir silaha kolayca ulaşma imkanı vardı. Belki karşılaştığı sorunlardan başkalarını sorumlu tutuyordu. Ya da çok saldırgan davranışlar sergiliyordu; şiddet içeren bilgisayar oyunları ve benzeri şeyleri takip ediyordu.”
Çok nadir yaşanan olay
Prof. Scheithauer, çoğu zaman eylemin gerçekleşmesinden sonra bu unsurların farkına varıldığını kaydediyor. Medyada yer alan haberler izlendiğinde, böyle olayların gerçekleşme olasılığının çok yüksek olduğu şeklinde bir izlenim doğduğunu belirten Scheithauer, bunun gerçeği yansıtmadığını söylüyor.
Scheithauer, okullarda şiddetin diğer şekillerinin her gün yaşandığını, mobbing ve bullying olarak adlandırılan duygusal taciz ve yıldırmanın, öğrencilerin yüzde 10 ila 12’sini etkilediğini belirtiyor. Scheithauer, “ancak böyle katliamlar gerçekten çok nadir yaşanıyor, bu nedenle de öncesinde fark etmek zor olabiliyor” diyor.
Öğretmenlere düşen görev
Winnenden kentinde yaşanan katliamın ardından, böyle olayların tekrarlanmaması için şiddet içeren bilgisayar oyunlarının yasaklanması, okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması gibi öneriler tekrar gündeme geldi.
Berlin Hür Üniversite Psikoloji Bölümü’nden Scheithauer ise okullarda öğretmenlerin daha dikkatli davranarak, böyle olayların engellenmesine yardımcı olabileceklerini söyledi. “Her öğrenci ile daha çok ilgilenilmesi için zaman ve imkân bulunması, bunun için gereken eğitimin alınmış olması gerekir” diyen Scheithauer, alınan pedagojik eğitim sayesinde sadece akademik sorumluluklarla öğrencilerin bir tek öğreniminin değil, sosyal çevreleri ve gelişimlerinin de takip edilebilmesi gerektiğini dile getirdi.
Dünyada 1996′tan bu yana okullarda düzenlenen en kanlı silahlı saldırılar şöyle:
-13 Mart 1996-İskoçya: Dunblane’de akli dengesi bozuk bir kişi, okulun jimnastik salonunda 16 çocuk ile öğretmenlerini öldürdükten sonra intihar etti.
-1 Nisan 1996-Çin: Akli dengesi bozuk bir kişi, Hunan eyaletinin Meitian kentinde iki okulda 7 öğrenciyi bıçakla öldürdü.
-30 Mart 1997-Yemen: Başkent Sana’nın banliyösünde iki ayrı okulda öğrencilerin üzerine ateş açıldı: Resmi rakamlara göre 6, görgü tanıklarına göre 8 kişi öldü.
-24 Mart 1998-ABD: 12 yaşlarında iki erkek çocuğu Arkansas eyaletinin Jonesboro kentinde bir okulda öğrenci ve öğretmenlerin üzerine ateş açarak 4′ü kız çocuğu 5 kişinin ölümüne yol açtı.
-20 Nisan 1999-ABD: Tabanca ve el yapımı bombaları bulunan 17 ve 18 yaşındaki iki genç, Colorado eyaletinin Littleton kasabasındaki Columbine Lisesinde, intihar etmeden önce 12 öğrenci ve bir öğretmeni öldürdü.
-8 Haziran 2001-Japonya: Cinnet getiren bir adam, Osaka kentinin banliyösü İkeda’da bir ilkokula girdi ve 8 çocuğu bıçaklayarak öldürdü.
-26 Nisan 2002-Almanya: Erfurt kentinde 19 yaşındaki başarısız bir öğrenci, 12’si öğretmen, 2’si öğrenci 16 kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.
-26 Nisan 2004-Çin: Henan eyaletindeki Ruzhu kentinde bir lisenin yatakhanesine baskın düzenleyen saldırgan 8 genci öldürdü.
-21 Mart 2005-ABD: Minnesota eyaletinin Red Lake kasabasında bir lisede, genç bir saldırgan intihar etmeden önce 5′i liseli 9 kişiyi öldürdü.
-3 Ekim 2006-ABD: Pennsylvania eyaletindeki bir Amish okulunda bir silahlı saldırgan 5 kız çocuğunu öldürdü, 6’sını ağır yaraladı.
-16 Nisan 2007-ABD: Virginia eyaletinin Blacksburg kentindeki Virginia Tech Üniversitesi kampüsünde bir saldırgan intihar etmeden evvel 32 kişiyi öldürdü.
-7 Kasım 2007-Finlandiya: Helsinki’nin kuzeyindeki Tuusula’da bir lisede ateş açan 18 yaşındaki bir genç, intihar etmeden önce 7 öğrenci ve okul müdiresini öldürdü.
-14 Şubat 2008-ABD: Illinois Üniversitesi kampüsünde ateş açan genç bir saldırgan intihar etmeden önce 5 kişiyi öldürdü, 15 kişiyi yaraladı.
-23 Eylül 2008-Finlandiya: Kauhajoki bölgesinde bir öğrencinin intihar etmeden önce ölüm saçtığı bir lisede 10 kişi öldü.
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Mar | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |
| 29 | 30 | 31 | ||||
Yorum Yapın