İnsani tanımak,anlamak,birlikte yaşamak
Dün kiz kardesimi hastaneye(acile)götürdüm,okulda kötü düsmüs ve ayagini incitmisti,röntgen gibi saglik arastirmalari yaplirken hastanenin koridorunda bir gence rastladim.Sesiz agliyordu ,tabiki gerek meslegimden dolayi gerek yardim amacli yanina yaklastim ve neden agladigini sordum.Annesinde kanser bulundugunu ve annesi kansere karsi savas etmek istemedigini anlatti.Kardesimi kontrol ettikten sonra korudirdaki cocuk ile annesinin yanina girme hissi duydum ve kanserin asil ne oldugu nasil savas verildigini izah ettim.Sanirim bu konuda basarili oldum,ben veda ederken ve hayatinda bol sanslar dilerken kanser olan anne gülümsüyor ve cocuguna sariliyordu.
Kanser ile nasil savas verildigini ve destegi ne kadar büyük etki biraktigini cogumus bilmiyoruz.
ÖNCE KANSERI TANIYALIM
Anormal hücrelerin kontrolsüz cogalmasi ve yayilmasi olarak tanimlanan kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri…
Ülkemizde 1970’li yillarda sebebi bilinen ölümler arasinda 4. sirada yer alan kanser, son yillarda kardiyovasküler sistem hastaliklarindan sonra 2. siraya yükseldi.
Kanserin sebebi nedir?
Cevresel ve icsel nedenler olarak ikiye ayrilabilir. Cevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, viruslar gibi) ve icsel nedenler (hormonal, bagisiklilik bozukluklari, kalitsal mutasyonlar ve diger genetik nedenler gibi) birlikte veya ardisik olarak hücreleri etkileyerek uzun yillar icinde kansere yol acabilirler.
Hangi organlarda kanser olur?
Kanser tek bir hastalik olmayip, vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelisebilir.İyi huylu ve kötü huylu tümör ne demektir?
İyi huylu tümörler kanser degildir. Baska bölgelere yayilmazlar. Tamamen cikartildigi zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komsu organ ve dokulara yayildigi gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayilir. Uzak organlardaki yayilimina metastaz (yayilma) denir.Kanser ne cok görülen bir hastalikmidir?
Eriskinlerde her yil 100 bin nüfus icin 150-300 kisi kansere yakalanir. Ülkemizde her yil 150 bin kisinin kansere yakalandigi tahmin edilir.Kanserden korunmak mümkün mü?
Sigara ve alkol kullanimi ile gelisen kanserlerin önlenmesi mümkün. Bu maddelerin kullanilmamasi ile tam koruma mümkün olur. Ayrica günes isinlarindan korunma ile deri kanserinden cok yüksek oranlarda korunmam mümkün. Kanserden korunmada beslenmenin de rolü büyük.Kanserden nasil korunabilirsiniz?
Sigara icmeyerek, beslenme aliskanliklarina ve yasam tarzina dikkat ederek, günes isinlarindan korunarak kanserden korunmak mümkün.
Sigara ve tütün kullanimindan kacinmak:
Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, agiz, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim agzi (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol actigi kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayi icmeyerek bu kanserlerdenkorunubilirsiniz.
Sadece sigara icenler degil, pasif sigara icicileri de bu hastaliklara karsi risk altinda bulunur.
Beslenme ve diyet:
Bitkisel kaynakli besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynakli yüksek yagli gidalarin sinirlandirilmasi, bitkisel yaglarin tercih edilmesi örnegin zeytinyagi…, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapilmasi örnegin yürüyüs …ve ideal agirligin korunmasi, alkol tüketiminin sinirlandirilmasi kanserden korunmada etkin rol oynuyor.
Günes isinlarindan korunma:
Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri günes isinlarina maruz kalma sonucunda ortaya cikiyor. Bu nedenle günes isinindan korunulmasi ile bu kanserlerin gelisimi engellenebilir.Erken tehsis ise yarar mi?
Kisilerin kendi kendini muayenesi, kontrol muayeneleri ve taramalar ile erken tani mümkün. Böylece hastaligi daha erken tani konulabildiginden tedavi sansi da yükseliyor. Buradan hareketli hic sikayeti olmayanlar bile düzenli doktor kontrolleri yaptirmalari öneriliyor.
Erken tani için bazi öneriler:
Meme kanseri:
40 yas ve üzerindeki kadinlar her ay kendi kendine meme muayenesi yapmali, yilda bir kez doktor muayenesi ve mamografi yaptirmali. 20-39 yasindaki bayanlar ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmali, 3 yilda bir de mamografi yaptirmali.
Kalin Bagirsak Kanserleri:
50 yasindan sonra diskida gizli kan testi, belirli araliklarla sigmoidoskopi, kolonoskopi ve bagirsak filmi cekilebilir. (Ayrinti icin doktorunuza danisiniz.)
Rahim kanserleri:
Cinsel olarak aktif olanlar ve 18 yasin üzerinde olanlar yilda bir kez PAP testi ve pelvik muayene yaptirmali. Ardisik üc muayene normalse daha seyrek yapilabilir.
Prostat kanseri:
50 yas ve üzerindeki erkekler yilda bir kez doktor muayenesi ve PSA (prostat spesifik antijen testi) yaptirmali.
Kanserin belirti ve bulgulari nelerdir?
Kanserin belirti ve bulgulari köken aldigi doku ve organlara göre degisir. Hatta bazen hic belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanisi konulabilir.
Asagidaki belirtilere dikkat edin:
Diskilama ve idrar aliskanliklarinda degisiklikler
Uzun süren, iyilesmeyen yaralar
Beklenmeyen kanama ve akintilar
Meme veya baska organlarda elle hissedilen sislikler
Yutma güclügü veya hazimsizlik
Sigil ve benlerde belirgin degisiklik
Uzun süren ses kisikligi ve öksürükBu bulgular her zaman kanser demek degildir. Ancak nedenlerinin belirlenmesi icin mutlaka bir doktora basvurulmasi gerekir. Kanser bulasici bir hastalik olmayip, erken tanisi ve tedavisi mümkün bir hastalik grubudur.Kanser nasil tedavi edilir?
Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonoterapi, immünoterapi baslica tedavi yöntemleridir.Kanserden kurtulmak ne oranda mümkündür?
Tüm kanser türleri birlikte degerlendirildiginde eriskin kanserlerinde % 60, cocuk kanserlerinde ise % 77 oraninda iyilesme mümkündür. Ancak hastaligin cinsi, yayginligi, uygulanan tedavi gibi bazi faktörler tedavi sansini dogrudan etkiler.
KANSER HASTASINA DESTEK
Hemen hepimiz hayatimizin zor dönemlerinde psikolojik destege ihtiyac duyabiliriz. Kanser hastaligi ile bas etmenin bir bireyin hayatinda karsilasabilecegi en zorlu süreclerden biri oldugu düsünülürse, bu dönemde alinacak psikolojik destegin önemi daha da anlasilir bir hale geliyor. Kanser teshisi konan bir cok kisi yakinlarini üzmemek veya ‘olumlu’ düsünmek adina bu sürecte ortaya cikan korku, endise ve üzüntülerini diledikleri gibi paylasamiyor ve icten ice bir baski yasiyor. Bu durum zaten yorucu bir dönem gecirmekte olan bireyin tüm enerjisini güclü görünmeye ve yakinlarina hicbir sey belli etmemeye harcamasina sebep oluyor. Oysa böyle bir dönemde kisinin karsilasacagi zorluklari asabilmek icin en cok ihtiyaci olan seylerden biri kendi duygusal enerjisi.
Öte yandan bir aile bireyinin ya da yakininin kanser hastaligi ile bas etmek de bireyler icin cok zorlu bir sürec olusturabiliyor. Hasta yakinlarinin psikolojik destek almasi bu kisilerin yakinlarinin hastaligi ve icinde bulunduklari sürecin onlarin üzerinde yarattigi endise, caresizlik ve depresyon gibi bircok konuda duygu ve düsüncelerini paylasabilmeleri, sucluluk ve ümitsizlik gibi hisleriyle bas edebilmeleri acisindan büyük önem tasiyor.
Kanser hastalarina yönelik psikolojik destek hizmetleri bireysel ve grup terapileri olarak ikiye ayriliyor. Psikologun bir danisanla bas basa yaptigi konusma terapisine bireysel psikoterapi adi veriliyor. Burada amac danisanin kendini güvende hissedebilecegi bir ortam yaratilarak, özellikle baska kimselerle paylasamadigi endise, korku, kuruntu ve üzüntülerini tümüyle gizlilik cercevesinde ve tarafsiz bir kisiyle paylasabilmesini saglamak. Psikolog yapilan bu calismada kisinin kendi öz kaynaklarini güclendirip hayatta yasadigi zorluklarla kendi secimleri dogrultusunda bas edebilmesini saglamayi hedefliyor.
Grup terapisi ise dileyen bireylerin psikologla yapacaklari bir ön görüsme sonrasinda kendileri icin uygun olan ve en fazla 5 ile 7 kisiden olusan bir destek grubu olusturmalari ile gerceklesiyor. Gruplar bu konuda deneyimli bir ya da iki psikolog tarafindan yönetiliyor. Bu calismada gizlilik ve saygi temel kurallar sayiliyor. Grup terapisinde kisiler yasadiklari olaylari olusturacak güven ortami cercevesinde paylasarak duygusal ve düsüncesel destek ihtiyaclarini ifade ediyor ve grup terapistinin de yönlendirmesiyle bunlari anlamlandirarak rahatliyorlar.
Hasta yakinlari icinse bireysel ve aile terapileri uygun görülüyor. Aile terapisi hasta olan kisinin yakinlarinin bir araya gelerek endise, korku ve sorunlarini psikologun da yardimiyla ifade etmeleri, adlandirmalari ve anlamlandirmalarini kapsiyor. Bu sürec aileler icerisinde konusulamayan veya anlasilamayan bircok konunun cözümü icin önemli bir baslangic noktasi olusturuyor.
“Bizim calismamiz, öncelikle hastanin ya da doktorunun istegiyle bir tanisma görüsmesiyle basliyor. Bu görüsmede hasta, paylasmak istedigini paylasiyor. Biz de onun yasadigi durumu anlamaya calisiyoruz. Örnegin, yeterince destek alabiliyor mu, etrafindaki insanlar icin cok mu fazla bunaliyor, kendi öncelikleri nerede, hastaligin tani süreci ne sekilde gerceklesmis, bu kisiyi nasil etkilemis gibi sorulara cevap almaya calisiyoruz. Daha sonraki asamada da, hastanin alismis oldugu düzenden ciktigi bir dönem geliyor. Hastanin öz bakimi ile ilgili duygularini, düsüncelerini gelistirebilmek önem tasiyor. Cogu kisi kendini ikinci plana atip baskalari icin yasiyor cünkü. O konuda, biz kendisini ve öz bakimini düsünmenin bencillik olmadigini, bunun cok dogal bir sürec oldugunu anlatmaya calisiyoruz” diyen Uzmanimiz söyle devam ediyor: “Insan iliskilerinde yasadigi sikintilar varsa onlari kendine kuruntu haline getirmemesini saglamak, paylasarak hislerini dogru olarak geri bildirebilmesini saglamaya calisiyoruz.”Biliyorum arkadaslar bazilariniz icin bu gülünc gelebilir ama insan psikolojisinde lütfen hic kimseye gülmeyiniz cünki sizin icin basit olan sorunlar hasta icin cok ama cok agir cözülmez bir dügümdür. Her şeyden önemlisi, hastanin durumu ve verecegi tepki. “Eger hasta terapinin ise yaradigini düsünüyorsa, kendinde bazi degisimler hissediyorsa, kendini eskisi kadar caresiz ve depresif hissetmiyorsa bunlar bizim icin en degerli verilerdir.
“Daha önce ben asla degisemem cünkü benim yapim bu diyen kisiler yavas yavas daha güclü ve kendini daha iyi ifade edebilen bir konuma geliyor. Bir yetiskin olarak, kendi tedavisinde aktif rol alabiliyor. Bu cok önemli bir gelisme. Bence fiziksel hastaliklarin tedavisinde psikoterapinin en büyük özelligi, bu sekilde hastanin öz bakim becerilerini gelistirebilmek.”SONSÖZKanser hastasi bir yakininiz var ise , kesinlikle aciyarak bakmayiniz.Sürekli elestirin ve yakininizi yasama baglayin.Hayat herseye ramen güzel oldugunu basit deneyimler ile gösterin.Herzaman yaninda oldugunuzu ve desteginiz oldugunuzu anlamasini saglayin.Hastayi huzursuz eden ve sözleriyle üzen sahizlari hastanin hayatindan uzaklastirin.Yasam tarzini degistirtin.Yakini olan herkeze kuvet ve sabir dilerim.
SENI UNUTMADIM ZEHRA
Yorum Yapın