6q1umutszgi3.jpg

Sosyal fobi, kisinin baskalarinin yaninda kücük düsecegi, sikinti yada utanc duyacagi bir davranista bulunacagi korkusudur. Korkulan toplumsal durumla karsilasma hemen her zaman anksiyete dogurur, bu da durumsal olarak yatkinlik gösterilen bir Panik Atagi bicimi alabilir. Kisi, korkusunun asiri ya da anlamsiz oldugunu bilir, ancak kontrol edemez. . Kisi bu korkuyu yasamamak icin bu tür sosyal ortamlarda girmekten kacinir. Kacinma nedeniyle kisinin sosyal, mesleki  veya aile yasami olumsuz etkilenir.

 Tedavi edilmedikce tekrar eden kacinma davranislarinin neticesinde sosyal fobigin hayati bir istiraba döner. Ögrenci ise okulda ögretmen kendisine soru sordugunda kalkip cevap vermek, ögretmen ise ders anlatmak sosyal fobik icin büyük bir iskencedir. Pek cok sosyal fobik devlet dairesine, bankaya gidip isini yaptiramaz. Bazilari telefonla bile konusamaz. Agir vakalarin sokaga cikmaya, bakkala gitmeye, biletciden otobüs bileti almaya bile tahammülü yoktur. Sosyal fobikler sonunda kendilerini eve hapsederler, okulda basarisiz olurlar, calisma hayatlari sona erer.

Her on kisiden birinde yasaminin her hangi bir döneminde sosyal fobi görülebilmektedir.

Genelde ilk olarak erken yaslarda, egitim cagindaki cocuklar ve genclerde ortaya cikar. Sosyal fobi genellikle ergenlik yillarinda baslayan ve tedavi edilmezse müzmin seyreden bir bozukluktur. 25 yasindan sonra baslayan sosyal fobi vakasi nadirdir. Ancak sosyal fobikler genellikle rahatsizlik basladiktan cok yil sonra doktora giderler. Cünkü sosyal fobinin tedavi edilebilir bir hastalik oldugunu bilmezler ve bozuklugu kisiliklerinin bir parcasi olarak görürler. Kadinlarda da erkeklerde de görülebilir. Kadinlarda 1 ½ -2 kat daha cok görülür.

Sosyal fobisi olanlarda evli olmama orani, genel topluma göre yüksektir.

Sosyal fobiklerde korktuklari durumlarla karsilasinca cogunlukla; carpinti, titreme, terleme, kaslarinda gerginlik, midelerinde burulma hissi, agizda kuruma, ates basmasi yada üsüme hissi, kafada basinc duygusu yada bas agrisi gibi belirtiler gelisebilir. Sosyal fobikler genelde utangac ve ice dönüktürler, sosyal degildirler, göz temasindan kacinirlar, az konusurlar.

Sosyal fobi, genetik gecisin orta derecede katkida bulundugu bir hastaliktir. Akrabalari arasinda sosyal fobik olan kisilerin bu hastaliga yakalanma riski bir miktar daha yüksektir.

Sosyal fobinin genellikle utangac, cekingen, kendine güveni düsük, reddedilmeye duyarli, ama baskalari üzerinde olumlu intiba birakma arzusu duyan kisilerde ortaya ciktigi düsünülmektedir. Bu kisiler baskalari tarafindan begenilmediklerinde bunun deger ve sosyal mevki kaybina yol acacagina inanirlar.

Sosyal fobi tanisi konulabilmesi icin; korku yada kacinma davranisinin kisinin olagan günlük islerini, is yada okul yasamini, toplumsal etkinliklerini bozacak düzeyde olmasi yada kisinin fobisi olacagina iliskin belirgin sikinti duymasi gereklidir. Bu durumda olan kisilere bilissel ve davranisci terapi, sosyal beceri egitimi, gevseme egzersizleri ve sistematik duyarsizlastirma teknikleri, bireysel ve/veya grup terapisi ve ilac tedavisi uygulanir.